TÜRKİYE’DE EN ÇOK TERCİH EDİLEN BÖLÜMLER DEĞİŞİYOR

TÜRKİYE’DE EN ÇOK TERCİH EDİLEN BÖLÜMLER DEĞİŞİYOR
Yayınlama: 25.06.2026
A+
A-

 

Son yıllarda gençlerin bölüm tercihlerinde dikkat çekici bir dönüşüm yaşanıyor. Sağlık ve bilişim alanlarına ilgi artarken, eğitim bölümleri gibi bazı bölümlere yönelik talep azalıyor. Uzmanlar, değişimin arkasında iş bulma kaygısı, ekonomik koşullar ve değişen iş piyasasının olduğunu belirtiyor.

 

Türkiye’de üniversite adaylarının tercih eğilimleri son yıllarda önemli ölçüde değişti. Uzun yıllar boyunca hukuk, işletme, iktisat ve öğretmenlik gibi bölümler öğrencilerin ilk tercihleri arasında yer alırken, günümüzde sağlık ve teknoloji odaklı programlar daha fazla ilgi görüyor. Yükseköğretim Kurulu (YÖK), ÖSYM ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, gençlerin tercihlerini giderek daha fazla mezuniyet sonrası kariyer olanakları doğrultusunda şekillendirdiğini ortaya koyuyor.

 

Artan yaşam ve eğitim maliyetleri, genç işsizliği, iş bulma kaygısı ve iş gücü piyasasında yaşanan değişimler, öğrencilerin üniversite tercihlerini doğrudan etkiliyor. Verilere göre öğrenciler artık yalnızca ilgi alanlarına göre değil, mezuniyet sonrasında istihdam olanağı yüksek olan ve gelecekte daha fazla talep göreceği düşünülen bölümlere yöneliyor.

 

SAĞLIK ALANLARI YÜKSELİŞİNİ SÜRDÜRÜYOR

Son yılların en dikkat çekici yükselişi sağlık alanlarında yaşanıyor. Tıp, diş hekimliği, hemşirelik, ebelik, fizyoterapi ve rehabilitasyon gibi bölümler tercih listelerinde üst sıralarda yer almayı sürdürüyor.

TÜİK’in 2024 Yükseköğretim İstihdam Göstergeleri araştırmasına göre lisans mezunları arasında kayıtlı istihdam oranı en yüksek bölüm yüzde 96,4 ile tıp oldu. Tıp bölümünü yüzde 95,1 ile özel eğitim öğretmenliği ve yüzde 91,9 ile dil ve konuşma terapisi takip etti. Eğitim alanları bazında değerlendirildiğinde ise sağlık ve refah alanının kayıtlı istihdam oranı yüzde 86,7 ile ilk sırada yer aldığı görüldü.

 

Aynı araştırmaya göre sağlık alanlarından mezun olan öğrencilerin ilk işe yerleşme süresi de diğer birçok alana göre daha kısa. İlk on bölüm içerisinde dil ve konuşma terapisi (2,2) ilk sırada yer alırken iş bulma süresi en kısa ilk on bölümden altısının sağlık alanında olması dikkat çekti. Bu durum, üniversite adaylarının sağlık bölümlerine yönelmesinde önemli etkenlerden biri olarak değerlendiriliyor.

 

BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ BÖLÜMLERİ ÖNE ÇIKIYOR

Son beş yılda yükselişe geçen alanların başında bilişim ve teknoloji geliyor. Dijital dönüşümün hızlanması, yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşması ve yazılım sektöründeki büyüme, öğrencilerin tercihlerini etkiliyor.

 

Bilgisayar mühendisliği, yazılım mühendisliği, yapay zekâ mühendisliği, yönetim bilişim sistemleri ve veri bilimiyle ilişkili programlar her yıl daha fazla ilgi görüyor. Özellikle bilgisayar mühendisliği son yıllarda en fazla tercih edilen sayısal bölümler arasında yer alıyor.

 

TÜİK verilerine göre bilişim ve iletişim teknolojileri alanındaki lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranı yüzde 78,7 seviyesinde bulunuyor. Uzmanlar, yapay zekâ, siber güvenlik, veri analitiği ve yazılım geliştirme alanlarının önümüzdeki yıllarda da yükselişini sürdüreceğini öngörüyor.

 

KAZANANLAR VE KAYBEDENLER

Üniversite tercih eğilimlerinde yaşanan değişim, bazı bölümlerin yükselmesine bazı bölümlerin ise eski cazibesini kısmen kaybetmesine neden oluyor.

 

Son yıllarda yükselen bölümler arasında;TıpH, emşirelik, Diş Hekimliği, Bilgisayar Mühendisliği,Yazılım Mühendisliği, Yapay Zekâ Mühendisliği, Dil ve Konuşma Terapisi, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon, Özel Eğitim Öğretmenliği, Bilgisayar Programcılığı yer alıyor.

 

Buna karşılık işletme, iktisat ve bazı sosyal bilim programlarında daha temkinli bir tercih eğilimi gözleniyor. Uzmanlar bunun nedenleri arasında en önemli etken olarak mezun sayısındaki artışı gösterirken iş gücü piyasasındaki rekabet ve öğrencilerin istihdam olanaklarını daha yakından takip etmelerini de nedenler arasında gösteriyor.

Ancak bu bölümlerin önemini yitirdiği şeklinde bir değerlendirme yapılmaması gerektiğini vurgulanıyor. Hukuk, psikoloji, işletme ve iktisat gibi alanlar hâlâ yüksek talep görmeye devam ediyor. Değişen unsurun öğrencilerin bu bölümlere yönelik beklentileri olduğu ifade ediliyor.

 

ÖN LİSANS PROGRAMLARINA İLGİ ARTIYOR

Dikkat çeken bir diğer gelişme ise ön lisans programlarına yönelik talepte yaşanan artış. İş gücü piyasasına daha kısa sürede katılmak isteyen öğrenciler, iki yıllık programlara daha fazla ilgi göstermeye başladı. Ön lisans bölümlerine olan talebin artmasında ara eleman istihdamının olması ve artan eğitim maliyetlerinin de etkili olduğu belirtiliyor.

 

Bilgisayar programcılığı, ilk ve acil yardım, tıbbi laboratuvar teknikleri, ağız ve diş sağlığı, ameliyathane hizmetleri ve çeşitli teknik programlar son yıllarda ön lisans düzeyinde en çok tercih edilen bölümler arasında yer alıyor.

 

Ön lisans seviyesinde en yüksek kayıtlı istihdama sahip olan bölümler polis meslek eğitimi (%92,3), elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtımı (%88,2), endüstriyel kalıpçılık (%87,4), metalurji (%85,2) ile doğalgaz ve tesisatı teknolojisi (%84,5) oldu.

 

En yüksek kayıtlı istihdam oranına sahip ön lisans alanı mühendislik, imalat ve inşaat (%76,9), doğa bilimleri, matematik ve istatistik (%71,0), hizmetler (%70,7), bilişim ve iletişim teknolojileri (%69,1) ile tarım, ormancılık, balıkçılık ve veterinerlik (%68,6) olarak sıralanıyor.

 

TÜİK verilerine göre ön lisans mezunlarında istihdam oranının en yüksek olduğu alan yüzde 76,9 ile mühendislik, imalat ve inşaat olarak kaydedildi. Doğa bilimleri, matematik ve statistik, bilişim ve iletişim teknolojileri ile tarım, ormancılık, balıkçılık ve veterinerlik gibi programlar yüksek istihdam oranlarıyla dikkat çekti.

 

GENÇLERİN ÖNCELİĞİ DEĞİŞTİ

 

Geçmiş yıllarda üniversite tercihleri daha çok bölümün itibarı ve sosyal statüsü üzerinden şekilleniyordu. Günümüzde ise ekonomik gerçekler ve kariyer beklentileri daha belirleyici hale geldi.

 

Öğrenciler artık tercih yaparken “Bu bölümden mezun olduğumda iş bulabilecek miyim?”, “Bu mesleğin geleceği var mı?”, “Gelir düzeyi beklentilerimi karşılar mı?” gibi sorulara yanıt arıyor.

 

Uzmanlar, tercih sürecinde iş gücü piyasasına ilişkin verilerin daha fazla takip edildiğini ve gençlerin karar alma süreçlerini değiştirdiğini belirtiyor.

 

YAPAY ZEKA VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM ETKİSİ

Yapay zekâ teknolojilerinin hızla gelişmesi, üniversite tercihlerinde de yeni bir dönemi başlatıyor. Veri bilimi, makine öğrenmesi, yapay zekâ mühendisliği, siber güvenlik ve yazılım geliştirme alanları yalnızca bugünün değil geleceğin de meslekleri arasında gösteriliyor.

Yükseköğretimde son yıllarda açılan yapay zeka ve makine öğrenmesi, veri bilimi ve analitiği, yenilenebilir enerji sistemleri mühendisliği gibi lisans bölümleri ve yenilenebilir enerji teknikerliği, ofis teknolojileri ve veri yönetimi gibi ön lisans programları da bu dönüşümün yansıması olarak değerlendiriliyor. Üniversiteler dijital becerilere yönelik programların sayısını artırırken öğrencilerin tercihleri de bu alanlara yöneliyor.

 

Veriler Türkiye’de bölüm tercihlerinin önemli bir dönüşüm geçirdiğini gösteriyor. Sağlık ve bilişim alanları yükselişini sürdürürken, gençlerin bölüm seçimlerinde artık yalnızca diploma değil, mezuniyet sonrası kariyer olanakları da belirleyici rol oynuyor. Uzmanlar başarılı bir kariyer için yalnızca popüler bölümlere yönelmek yerine bireysel yetenekler ile iş gücü piyasasının ihtiyaçları arasında doğru dengeyi kurmanın önemine dikkat çekiyor.

 

Haber: Rabia Kayıt