ABD’li Jen Billock, “Peynir Cadısı” lakabıyla peynirden fal baktığını iddia ediyor. Kariyerden aşka, sağlıktan geleceğe kadar tüm cevapların bir dilim peynirde gizli olabileceğini söylüyor.
Geleneksel fal yöntemleri yerini giderek daha sıra dışı uygulamalara bırakırken, ABD’de ortaya çıkan yeni bir trend dikkat çekiyor. Şikago’da yaşayan Jen Billock, kendisini “Peynir Cadısı” olarak tanımlıyor ve geleceği tarot kartları ya da kahve telvesiyle değil, doğrudan peynirle okuduğunu iddia ediyor.
Billock’un peynirle kurduğu bağ aslında çocukluk yıllarına dayanıyor. Ancak onu “peynir falcılığına” taşıyan süreç pandemi döneminde başladı. Seyahat yazarlığı işleri durma noktasına gelince Billock, internette “yemeklerle fal bakma yöntemleri” üzerine araştırma yapmaya başladı.
Bu süreçte hem tarot bilgisi hem de sezgisel yorum yeteneğini peynir üzerine uyarlayan Billock, kendi yöntemini geliştirerek “tiromansi” adı verilen eski kehanet geleneğini yeniden yorumladı.
Aslında peynirle fal bakma fikri yeni değil. “Tiromansi” adı verilen bu uygulamanın kökleri 2. yüzyıla kadar uzanıyor. Orta Çağ’da İngiltere’de suçluların durumunu belirlemek ya da hasat verimini tahmin etmek için kullanıldığı biliniyor.
Billock ise bu eski yöntemi modern yorumla birleştirerek, peynirin şekli, dokusu ve zamanla değişen yapısı üzerinden sembolik mesajlar okuduğunu söylüyor. Bu yorumları kariyer, aşk, sağlık ve yaşam alanlarına uyarladığını belirtiyor.

Billock’a göre her peynirin kendine özgü bir karakteri bulunuyor. Örneğin mavi peynir daha karmaşık ve yoğun mesajlar taşırken, çedar gibi daha sade peynirler net ve anlaşılır semboller sunuyor.
İlginç olan ise Billock’un bu süreçte peynirin fiyatını veya kalitesini önemli bir faktör olarak görmemesi. Ona göre marketten alınan basit bir peynir ile yıllandırılmış özel bir peynir aynı derecede “okunabilir”.
“Peynir Cadısı” yalnızca peynirle değil, farklı yiyecekler ve nesnelerle de fal bakabildiğini iddia ediyor. Tarot kartları, rune taşları ve hatta köri yemeği bile onun için birer “yorum aracı”.
Billock, yöntemi “besin üzerinden sezgisel okuma” olarak tanımlıyor ve yiyeceklerin insan hafızası ve duygularıyla güçlü bir bağ kurduğunu savunuyor.
Eleştirilere ise, “En kötü ne olabilir? Bir yorum alırsınız ve peynir yersiziz” ifadeleriyle yanıt veriyor. Bu yaklaşımıyla yöntemi daha çok eğlenceli ve deneyim odaklı bir alan olarak konumlandırıyor.
Şu sıralar tiromansi üzerine bir kitap yazmaya hazırlanan Billock, kendi geleceğini ise yorumlamadığını söylüyor. Gerekçesi ise oldukça net: “Sadece peynirin tadını çıkarmak istiyorum.”
HABER: Buse Önder