Sosyal medyada milyonlarca insanın ‘Benimle Hazırlanın’ (Get Ready With Me – GRWM) videoları dijital dünyanın modern bir keşfi gibi görülüyor. Ancak aslında akımın kökleri 17. yüzyılın sarah odalarına kadar uzanıyor. Peki en popüler TikTok akımının tarihsel kökeni nedir?
Hepimiz biliyoruz ki sosyal medyada sabah rutinleri, kıyafet seçimleri ve makyaj yapma aşamasını paylaştığı videolar oldukça popüler halde. 400 yıl önce Southampton Kontesi Elizabeth Vernon’un henüz tam giyinmemiş bir şekilde saçının tararken resmedilen portresi, bugünün GRWM TikTok akımının tarihteki ilk örneğidir. Bu akıma sanat tarihçileri ise “Tuvalet Portreleri” (Toilette Portrait) olarak adlandırmış. O dönemde bugün olduğu gibi lüksü, statüyü ve kusursuz bir yaşam tarzını sergilemenin bir yolu olduğunu görüyoruz.
İngiliz kraliyet sarayının gözde ismi Elizabeth Vernon, dönemin ünlü bir ressamına sıra dışı bir sipariş verdi. Vernon, odasındaki masada üzerinde pahalı iç kıyafetleri, gül korsesi ve henüz, tamamlanmamış uzun saçlarıyla yarı giyinik bir halde resmedildi. Masanın üzerinde pırlantalar ve incilerle henüz hazırlık aşamasında olan asıl bir kadının dünyasını bizlere açıyor. 17. ve 18. yüzyıl Avrupa’sında bir kadının yarı hazır şekilde resmedilmesi, toplumda en üst tabakaya ait olduğunun bir kanıtıydı.
Fransa’da bu akımının en ikonik figürlerinden biri de Kral XV. Louis’in ünlü ve nüfuzlu metresi Madame de Pompadour diyebiliriz. Pompadour, makyaj masasının önünde elinde pudra ponponuyla poz verirken, saraydaki siyasi ve kültürel gücünü de adeta perçinliyordu. O dönemin aristokrat kadınları için sabah odaları yalnızca giyinilen alanlar değildi. Elçilerin kabul edildiği, politik dedikoduların döndüğü ve devlet işlerinin dahi şekillendiği bir güç merkezi.

Bugün influencerların lüks banyolarında kamera karşısına geçerek “Bugün hangi kremi sürüyoruz?” diye sormasıyla, 18. yüzyılın Prensesi Auguste Elizabeth Marie’nin tablosundaki masanın kozmetik kutularını gururla sergilemesi arasında aslında mantıklı olarak hiçbir fark yok.
Yüzyıllar geçse de insanların kendini gösterme, statüsünü kanıtlama ve alanlarını vitrine dönüştürme arzusu hiç değişmedi. Aslında 400 yıl önce konteslerin ve prenseslerin tuval üzerine yağlı boyaya yaptırdıkları o şatafatlı hazırlık rutinleri, bugün sadece cep telefonları ekranına dönüştü. Tek fark ise geçmişte yalnızca saray eşrafının ve seçkin misafirlerin görebildiği o lüks ritüelleri artık bir tuşa basarak bütün dünya canlı olarak izleyebiliyoruz. Tarih, fırça darbeleriyle dijital dünyaya geçti. Ancak aynı gösteriş arzusu kendini tekrar etmeye devam ediyor.
Haber: Meryem Veli
