Sosyal Medyada Çocuk Mahremiyeti: İnfluencer Ebeveynlik

Yayınlama: 15.06.2026
A+
A-

Uzun zamandır sosyal medyada akışlarımı kaydırırken aynı döngüde olduğumuzu fark ettim. Kameranın arkasına geçen ebeveynler ve çocuklarının ağlama krizlerine, gülmelerini, düşmelerini ve birçok anısını yakalamaya çalışıyor. Çocuklarını teselli etmek yerine doğru acı bulma peşindeler. İnfluencer dünyası artık Çocuklarını en mahrem ve kırılgan anlarına gözünü dikmiş halde.

İnfluencer Çocukları

Ebeveynler artık hayatlarının her anlarını çekip bunları sosyal medyada yükleyerek gündeme gelmeye çalışıyorlar. Çocuklar kendi evinde en güvenli yerde ağlarken bile yüzüne kamera doğrultuluyor. Çoğu influencer ebeveyn eleştirilere karşı ‘çocuğum videoya çekilmesini istiyor’ tarzında bir savunma yapabiliyor. Fakat 18 yaş altındaki bir çocuğun verdiği rıza, rıza sayılır mı? Küçük bir çocuk, kameraya o an gülümsemenin ya da ağlarken kayda alınmanın gelecekteki halini öngöremez. Atılan bir video sonsuza kadar sosyal medyada kalıyor. Akran zorbalığının böylesine zirvede olduğu bir çağda, bebeklikten ergenlikteki en kırılgan anına kadar hayatı dijital bir ayak izi olarak önüne çıkacak. Çocuklar, anne ve babaların içerik üretme konuları haline gelmemeli.

Maalesef modern dünyada çocukları sayesinde  para kazanan ebeveynlere ilgili yasal boşluklar bulunuyor.

Aslında yalnızca influencerları suçlamak biraz da kolaya kaçmak oluyor. O videoları izleyerek ‘ne tatlı’ gibi yorumlar yapan ve o içerikleri daha çok paylaşarak algoritmaları besleyerek bizler de bu suça sessizce ortak oluyoruz. Ekranda izlediğimiz şey bir eğlenen programı değil. Aksine bir çocuğun mahremiyetinin ihlali.

Kameraları kapatın. Çocukların çocuk olmaya, hata yapmaya, ağlamaya ve bunları milyonlarca insanın önünde yaşamamaya hakkı var. Çocukların anları, influencer ebeveynlerin etkileşim sermayesi değil.

Haber: Meryem Veli

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.