Türk pop müziğinin usta sanatçılarından olan ve “Yolu sevgiden geçen herkesle bir gün bir yerde buluşuruz” sözleriyle akıllara kazınan usta sanatçı Kayahan’ın müzik kariyerine nasıl başladığı, ölümsüz eserleri, Eurovision yolculuğu ve kanserle mücadelesini anlatan hayat hikayesi…
Türk pop müziğine damga vuran Kayahan Açar, sadece bir şarkıcı değil, aynı zamanda Türkiye’nin en önemli söz yazarı ve bestecilerinden biriydi. 29 Mart 1949 yılında İzmir’de doğan Kayahan, babasının görevi dolayısıyla ilk ve ortaokul eğitimini Kars Sarıkamış’ta bulunan Fevzi Çakmak İlkokulu’nda aldı, gençlik dönemini ise Ankara’da geçirdi.
İlk evliliğini 8 Mart 1973’te Nur Açar ile yapan sanatçının bu evliliğinden, 1974 yılında kızı Beste Açar dünyaya geldi. 1991’de Nur Açar ile evliliğini sonlandıran Kayahan, 15 Ekim 1992’de Lale Yılmaz ile evlendi ve bir yıl sonra, 1993’te boşandı. İpek Tüter ile 1997’de dünya evine giren sanatçının Aslı Gönül adını verdiği kızı, 2000 yılında dünyaya geldi.
Vatani görevini İzmir’de tamamlayan usta sanatçı, daha sonra İstanbul’a gelerek burada müzik çalışmalarına başladı. Üç tane 45’lik, bir longplayer, 13 kaset ve CD bunlara ek olarakta bir tekli yayımladığı 45 yıllık sanat hayatında, müzik dünyasına attığı ilk adımı, 1971 yılında “Yosun Gözlü Sevgilim” ve “Bir Mektubun Var” adlı 45’liğiyle gerçekleştirdi. Sanatçı adını ilk olarak Sezen Aksu, Zerrin Özer ve Nilüfer gibi sanatçılara verdiği şarkılarla duyurdu. Nilüfer’e verdiği “Kar Taneleri” şarkısı, Kayahan’ın besteci kimliğinin ilk büyük çıkışı olarak bilinmektedir. Sezen Aksu ve Zerrin Özer’e verdiği şarkılarla da ‘hit parçaların mimarı’ olarak anıldı ve yerini sağlamlaştırdı. 1980’de “Bekle Gülüm” ve “Ateş” adlı 45’liğini müzikseverlerle paylaşan usta sanatçı, 1986 yılında “Geceler” adlı şarkısıyla Uluslararası Akdeniz Müzik Yarışması’nda ilk büyük ödülünü kazandı. Kazandığı bu ödül, onun “dev yorumcu” sıfatını pekiştirdi. 45 yıllık sanat hayatı boyunca tüm medya kuruluşlarından en iyi söz yazarı, besteci ve yorumcu dallarındaki ödülleri de defalarca kazanmıştır. Aynı zamanda çocuklar için televizyon programı da hazırlayan Kayahan, 1985’te TRT’de yayınlanan “Cumartesiden Cumartesiye” adlı programı sundu. 1987 yılında ise “Merhaba Çocuklar” isimli bir albüm hazırlayarak her yaştan dinleyicinin kalbini kazandı.
Eurovision denemelerine başlayan Kayahan, 1978’de Türkiye elemeleri için “İstanbul Hatırası” isimli bir şarkı besteledi ancak elemeyi geçemedi. 1981 yılında “Dostluk” şarkısının vokalisti olarak Eurovision için şansını tekrar deneyen sanatçı, 1984’te “Kaç Para?” ve 1987’de “Güneşli Bir Resim Çiz Bana” şarkılarıyla elemelere katıldı. Eurovision’daki dönüm noktasını 1989 yılında yaşayan sanatçı, “Ve Melankoli” şarkısıyla Türkiye elemelerinde ikinci olup bu şarkıyla Türk halkının zihninde unutulmaz bir yer edindi. Şansını denemeye devam eden sanatçı, 1990 yılında düzenlenen 35. Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil etti. “Gözlerinin Hapsindeyim” şarkısıyla Demet Sağıroğlu ve İskender Paydaş ile birlikte sahneyi paylaşarak, 22 ülkenin katılım sağladığı yarışmayı 21 puanla 17. sırada tamamladı. Bu süreç, Kayahan’ın besteci kimliğinin yanında Türkiye’nin en sevilen yorumcularından biri hâline gelmesini sağladı. Yarışmadan bir yıl sonra, 1991’de “Yemin Ettim” albümünü çıkaran Kayahan, Türkiye’de en yüksek satış rakamlarından birine ulaşmış ve rekor kırmıştır. İkinci albümü “Odalarda Işıksızım” da 1992 yılında müzikseverlerle buluştu ve büyük başarı elde etti. Aynı yıl, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı sebebiyle Ankara Kızılay Meydanı’nda düzenlenen etkinlikte yüz altmış bini aşkın kişinin izlediği konsere imza atarak unutulmazlar arasına girdi.
Sırasıyla 1995’te “Benim Penceremden”, 1996’da “Canımın Yaprakları”, 1998’de “Emrin Olur” albümlerini çıkarırken, 1997’de yayımladığı albümde yer alan “Şampiyon” şarkısını Galatasaray’ın şampiyonluğu sebebiyle yeniden yorumlayarak “Cimbom Şampiyon” adıyla tekli olarak yayımladı. Daha sonra “Beni Azad Et” albümünü 1999’da, “Gönül Sayfam” albümünü ise 2000 yılında dinleyicileriyle buluşturdu. 2002 yılında yayımlanan “Ne Oldu Can” albümünün başarılı satışıyla da MÜ-YAP ödülünü kazandı. 2015 yılında Kayahan için Tarkan, Sezen Aksu ve Nilüfer gibi pek çok ünlü sanatçının bir araya gelerek seslendirdiği “Kayahan’ın En İyileri No:1” isimli saygı albümü yayımlandı.
1990’da yumuşak doku kanseriyle mücadele etmeye başlayan Kayahan, iyileşmesinin ardından 2004 yılında tekrar kansere yakalandı. Hastalığı ikinci kez yendi, ancak hastalık 2014’te yeniden nüksetti. Bir yıl boyunca hastalıkla mücadele eden Kayahan, küçük hücreli akciğer kanseri nedeniyle 3 Nisan 2015’te hayatını kaybetti. Cenazesi Teşvikiye Camii’nde kılınan sanatçı, Kanlıca Mezarlığı’na defnedildi.
Hilal Sevinç