Son zamanların en sık yaşanan problemi kaygı bozukluğu. Sorumlulukların artması, dünya düzeninin değişmesi ve sosyal medya gibi birçok etken kaygı bozukluğuna sebep oluyor. Uzmanlar kaybı bozukluğu yaşayanlar için önerilerde bulundu.
Fiziksel aktivite birçok sağlık sorununa iyi geldiği gibi kaygı bozukluğuna da birebir. Fiziksel aktivite esnasında vücutta endorfin salgılandığından kaygı hafifler. Stres hormonlarını düşürür ve düzenli yapıldığı takdirde daha temiz bir zihin sağlar.
Birey gün içindeki koşuşturmadan kendine zaman ayıramaz. Bir arkadaşla dahi vakit geçirirken zihinde yapılacak işler dönüp durur. Uzmanlar tarafından bunu önlemek için gün içinde belli bir süreliğine yalnızca kişiye keyif veren işe odaklanıp diğer işleri düşünmemesi önerilir. Örneğin ders çalışırken kahve içmek yerine yalnızca kahve içip ona odaklanılmalı ve diğer işler düşünülmemeli. Bunu yalnızca 20 dakika yapmak dahi kişide ciddi değişimlere sebep olabiliyor.
Hayatı başkaları için değil kendim için yaşıyorum düşüncesine sahip olunmalı. Başkalarının yaptığı planlara sürekli evet demek, önceliği başkalarına vermek ve bu noktada kişinin kendi ihtiyaçlarını görmezden gelmesi uzmanlar tarafından istenmeyen bir durum. Birey kendi önceliklerini bilmeli ve diğer insanlara karşı sınır çizmeli.
Kaygı durumunda vücuda tehlikedesin sinyali verilir. Bu yüzden vücut ve zihin güvende hissettiğini bilmeli. Nefes egzersizleri bu noktada zihin ve vücudun kırmızı alarm durumuna iyi anlamda etki eder. Doğru nefes egzersizleri yapıldığında vücuda güvendesin mesajı verir.
Telefonda ne kadar vakit geçirdiğimize göre kaygı durumumuz da değişiyor. Özellikle sosyal medyada karşımıza çıka içerikler kişiye kendini yetersiz ve geç kalmış hissettiriyor. Artık birçok kişi haberleri sosyal medyadan takip ettiği içinse gün içinde sürekli kötü haberlere maruz kalırlar ve stres seviyeleri yükselir. Bu noktada sosyal medyada geçirilen zamana dikkat edilmeli ve ekran süresi azaltılmalı.
Kaygı bozukluğu, kişinin sürekli olarak ve kontrol edilemez biçimde korku ve endişe hissetmesidir. Anksiyete olarak da bilinen kaygı bozukluğunda kişi beynini yönetemez ve düşüncelerini kontrol edemez. Kaygı bozukluğu olan bireyler sürekli gergin ve endişeli olurken kalp çarpıntısı, nefes darlığı ve uyku problemleri yaşarlar.
Zehra Çam