Dezenformasyonla Mücadele: 20 Hesaba Engel
Türkiye’de Jeffrey Epstein dosyaları üzerinden yayılan dezenformasyon ve devlet büyüklerini hedef alan içeriklere karşı İletişim Başkanlığı ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinasyonunda geniş kapsamlı bir operasyon başlatıldı. 6 Şubat 2025 gece yarısı itibarıyla yürürlüğe giren kararla, toplam 20 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi.
İletişim Başkanlığı ve EGM Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, ABD Adalet Bakanlığı tarafından Ocak 2026 sonunda yayımlanan 3 milyon sayfalık yeni Epstein belgelerini bahane ederek Türkiye aleyhine asılsız iddialar yayan hesapları mercek altına aldı.
Engellenen Hesap Sayısı: X (eski adıyla Twitter) platformunda 13, TikTok’ta ise 7 olmak üzere toplam 20 hesap.
Temel Gerekçe: Dosyalar üzerinden “bilgi kirliliği” yaymak, sahte belgelerle kamuoyunu yanıltmak ve devlet yöneticilerine yönelik asılsız ithamlarda bulunmak.
Adli Süreç: Erişim engeli kararıyla yetinilmeyerek, bu hesapları yöneten ve kimlikleri tespit edilen kullanıcılar hakkında “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan adli soruşturma başlatıldığı açıklandı.
8 Şubat 2026 “3. Dünya Savaşı” İddiası Çürütüldü
Erişim engelinin en büyük tetikleyicilerinden biri, Epstein belgelerinde “8 Şubat 2026’da 3. Dünya Savaşı çıkacağına dair bir e-posta bulunduğu” iddiası oldu.
Gerçek: Doğrulama platformları ve İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bu belgenin 2014 yılına ait eski bir mailin üzerinde tarih değişikliği yapılarak üretildiğini (montajlandığını) kanıtladı.
Amaç: Uzmanlar, bu tür tarihli “felaket senaryoları”nın toplumda panik ve güvensizlik yaratmak amacıyla kurgulandığını belirtiyor.
Epstein Dosyaları ve Türkiye Bağlantısı Üzerine Resmi Durum
Kamuoyunda tartışılan “Türkiye’den çocuk götürüldüğü” iddialarına ilişkin olarak:
Adli İnceleme: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, geçtiğimiz günlerde gündeme gelen “1999 ve 2023 depremleri sonrası kayıp çocuklar” ve “Epstein rotası” iddialarını resen mercek altına aldı.
Hassasiyet Çağrısı: Yetkililer, 3 milyon sayfalık devasa veri setinin içinde geçen isimlerin her zaman suçluluk anlamına gelmediğini (tanıklık veya sadece mail trafiği olabileceğini) ve bu durumun sosyal medyada bir “linç kültürüne” dönüştürülmemesi gerektiğini vurguluyor.
HABER: Hatice ÇELİKEL
0532 659 8130