Sosyal medya bazen bir mahkeme salonu, bazen bir tiyatro sahnesi, bazen de milyonlarca kişinin aynı anda espri yaptığı dev bir kahvehaneye dönüşüyor. Necla Özmen’in Donald Trump’ın biyolojik kızı olduğunu iddia etmesiyle başlayan süreç de tam olarak bunu gösterdi.
Haberin altındaki yorumları okurken bir süre sonra haberin kendisini unutuyor insan. Kimisi “DNA testini canlı yayında yapın” diyor, kimisi “Mirası ne zaman alacak?” diye soruyor, kimisi ise işi Hollywood senaryolarına bağlıyor. Sosyal medya yine refleksini gösteriyor; önce gülüyor, sonra paylaşıyor, en son da düşünmeyi erteliyor.
Oysa ortada çok ciddi bir iddia var.
Bu iddianın doğru olup olmadığını bugün kesin olarak bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey, iddianın sahibinin bunu büyük bir ciddiyetle dile getirdiği. Hukukta da gazetecilikte de bir iddiayı yalnızca insanların gülmesi nedeniyle doğru ya da yanlış ilan edemezsiniz.
Gazetecilik tam da burada devreye giriyor. Gazeteci ne alkış tutar ne de kahkaha korosuna katılır. Soruları sorar, belgeleri arar ve gelişmeleri takip eder.
Elbette internet mizahı hayatımızın bir parçası. Mizah, toplumun stresini azaltan güçlü bir araçtır. Ancak bazen klavyenin başında yazılan bir cümle, ekranın diğer tarafındaki insan için ömür boyu taşınacak bir yüke dönüşebilir. Beş saniyelik bir espri, bir başkasının yıllarca mücadele ettiği bir konuyu hafife alabilir.
Belki Necla Özmen haklıdır.
Belki de değildir.
Bunu belirleyecek olan yorumlar değil; varsa belgeler, hukuki süreçler ve somut delillerdir.
Sosyal medyada ise hüküm çoktan verilmiş gibi görünüyor. Üstelik hâkim de aynı kişi, savcı da, jüri de… Bir tek dosya eksik.
İşin ironik tarafı şu: Aynı insanlar yarın gerçekten şaşırtıcı bir DNA sonucu açıklansa bu kez “Biz zaten başından beri inanıyorduk.” demekte de gecikmeyecektir.
Çünkü sosyal medyada fikir değiştirmek zor değildir; zor olan, peşin hüküm vermeden bekleyebilmektir.
Belki de bu hikâyenin bize öğrettiği en önemli şey, gerçeğin bazen en çok kahkahanın arasında kaybolduğudur.
Ve gazetecilik, tam da o kahkahaların arasından gerçeği aramaya devam eden mesleğin adıdır.