Gece geç saatlerde oluşan açlık hissi ve sonrasında tüketilen atıştırmalar, uzmanların yaptığı açıklamalara göre uyku düzeninden kilo kontrolüne kadar birçok sağlık sorununu tetikleyebiliyor.
Gün içinde yetersiz lif ve protein tüketimi, gece açlığının en güçlü sebepleri arasında yer alıyor. Öğün atlamama konusunda uyaran uzmanlar, gün içinde dengeli beslenmenin önemli olduğunu belirtiyor. Stres ve kaygı yönetimindeki problemler bireyi duygusal yeme konusunda tetikleyebileceği gibi bu durumun alışkanlık haline gelmesine de sebep olabiliyor. Bunların yanında uyku düzenindeki değişimler de gece atıştırma isteğini artırabiliyor.
Uzmanlara göre gece geç saatlerde tüketilen yüksek karbonhidratlı yiyecekler, vücudun insülin dengesini bozarak tip 2 diyabet riskini artırabiliyor. Gece yavaşlayan metabolizmayla birlikte vücut enerji harcamadığı için yağ depolaması artabiliyor. Uzmanlar bu konuyla ilgili, gece geç saatlerde tüketilen şekerli ve yağlı besinlerin kilo alımını hızlandırabileceğine dikkat çekiyor. Gece yemek yeme alışkanlığı nedeniyle sindirim sistemi aktif kalıyor ve yaşanan uyku bölünmeleri sebebiyle uyku kalitesi düşebiliyor. Bu durum ertesi gün daha fazla açlık hissinin oluşmasına neden olabiliyor. Yatmadan kısa süre önce yemek yemek, mide asidinin yemek borusuna kaçmasına neden olarak reflü şikayetlerini de artırabiliyor.
Yapılan araştırmalar, gece yeme alışkanlığının stres ve kaygıyla bağlantılı olabileceğini ortaya koyuyor. Psikolojik nedenler sebebiyle oluşan sürekli gece yeme isteği ve uykudan uyanıp yemek yeme davranışına bağlı olarak uzmanlar, bunun “gece yeme sendromu” olarak adlandırılan bir rahatsızlığın belirtisi olabileceğini ifade ediyor.
Gece açlığı konusunda uzmanlar, gün içinde dengeli beslenmenin ve yatmadan birkaç saat önce yemek tüketimini bırakmanın büyük önem taşıdığını belirtiyor.
Hilal Sevinç