Bu sene Roland Garros turnuvasını izlerken dikkatimi bir tenisçi çekti. Polonyalı raket Maja Chwalinska, oynadığı müsabakalardaki başarılarıyla ilgimi fazlaca çekti. Kendisini araştırdığımda ise ezber bozan öyküsüyle karşılaştım. 114. basamakta yer alan Maja, kariyerinde ciddi fiziksel sakatlıklar ve finansal güvencesizliklere karşı büyük bir zafer kazandı.
Maja Chwalinska, genç yaşında büyük bir yetenek olarak lanse edildi. Hem çocukluk arkadaşı hem de eski çiftler partneri olan Iga Swiatek ile beraber 2017 yılında Avustralya Açık genç kızlar çiftler finaline ulaştı. İlerleyen yıllarda Swiatek dünya bir numarasına yükselirken Maja ise zihinsel bir boşluğa sürüklenmişti. 2019 Wimbledon elemelerinde ilk tur mağlubiyeti sonrasında başlayan ve 18 ay süren ağır bir klinik depresyon dönemi yaşamış. Bu durum Chwalinska’nın tenis kortunu baskı ve stres ile özdeşleştirmesine de yol açtı. Maja, bu karanlık dönemde 2021 yılında tenise süresiz ara verdiğini açıkladı.
Polonyalı raket bu süreçte ailesinin yanına dönmüş. Antrenörü ve psikolojik danışmanlarıyla boks ve koşu gibi farklı alanları deneyimlemeye başladı. 2022 yılında ise kariyerini durma noktasına getiren bir diz ameliyatı geçirdi. Maja, 2023 yılında dünya sıralamasında 349. basamağında bitirmişti. Üç yıl sonra ise Paris’te adeta bir tarih yazdı.
Modern tenis dünyasına baktığımız zaman üst düzey sporcular için büyük bir lüks yaşamı sunuyor. Fakat sıralamanın gerisinde kalan oyuncular için bu durum bir hayatta kalma mücadelesine dönüyor. Chwalinska, 2026’da Paris’e geldiği zaman ne bir ana sponsora ne de garanti bir gelire sahipti. Hatta otel faturasını bile ödeyip ödeyemeyeceği belli değildi. Aynı zamanda bu turnuvaya gelirken tenisçi dünya sıralamasında 114. sırada yer alıyordu. Burada devreye bir Polonyalı sporcu içeceği sessiz şekilde devreye girerek sporcunun otel masraflarını üstleniyor. Finalist olarak yükseldiğinde kazandığı 1.4 milyon Euroluk ödül, Chwalinska’nın o zamana kadarki tüm kariyerindeki kazancını bir anda üçe katladı. Chwalinska, Paris’te oynadığı taktiksel oyunla hayran bıraktı.
6 Haziran 2026 Cumartesi günü, Roland Garros tarihindeki en özel günleriden birine sahne oldu. Kadınlar tenisinde 2021 US Open’da Emma Raducanu‘dan bu yana ilk kez bir eleme oyuncusu Grand Slam finaline çıkmayı başardı. Chwalinska’nın rakibi ise henüz 19 yaşında olan Rus Mirra Andreeva olmuştu. Andreeva, finalde 6-3, 6-2 kazanarak Roland Garros şampiyonluğuna ulaştı.
Maja Chwalinska finalde kaybetse de gösterdiği azim ve başarıyla herkesin kalbini kazandı. Elinde ikincilik tabağıyla dururken, şampiyon olan Andreeva’yı da esprili bir şekilde tebrik etti. Chwalinska’nın hayat hikayesi bizlere gösterdi ki: sporcuların kariyerleri doğrusal bir çizgi izlemek zorunda değil. Zihinsel sağlık molalarının, psikolojik desteğin ve öz-şefkat yaklaşımının kariyerleri yeniden canlandıracağını kanıtlamış oldu.
Haber: Meryem Veli
