Tıp dünyasında “sessiz katil” olarak bilinen yüksek tansiyonun en büyük nedeni çoğu insan tarafından tuz tüketimi gibi görülse de tek etken bu değildir. Bu konuyla ilgili yapılan açıklamalarda uzmanlar, tansiyon için günlük hayattaki bazı alışkanlıkların değiştirilmesini tavsiye ediyor.
Yüksek tansiyon genellikle gözle görülür bir belirti vermiyor ve organlarda hasar oluşumuna yol açana kadar fark edilemeyebiliyor. Toplumdaki genel kanı tuz üzerinde toplansa da tıp dünyası tehlikenin günlük rutin içinde yer aldığını belirtiyor. Potasyum eksikliğinden çevresel gürültüye kadar pek çok alışkanlık kan basıncının yükselmesine sebep olabiliyor. Tansiyonu kontrol altına almak için uzmanlar sadece tuzu azaltmanın yeterli olmadığını söylüyor.
Genellikle tuzun içinde bulunan sodyumun tansiyonu yükselttiğine inanılır fakat asıl sorun sadece tuzu çok fazla tüketmek değil, vücuttaki tuzu dışarı atacak olan potasyumun yeterince tüketilmemesidir. Böbrekler kan basıncını dengelemek için sodyum ve potasyum dengesine ihtiyaç duymaktadır. Yeterli miktarda meyve ve sebze tüketilmediğinde potasyum ihtiyacı karşılanmadığı için vücut tuzu dışarı atamaz. Bu sebeple hücrelerde biriken tuz suyu tutar, kan hacmi artar ve tansiyon yükselir. Uzmanlar bu nedenle sofradan tuz kaldırılsa bile, eğer yeşillik ve meyve tüketilmiyorsa tansiyonun yine de yükselebileceğini belirtiyor.
Hazır çorbalar, bulyonlar, dondurulmuş gıdalar ve kahvaltılık gevrekler gibi besinler koruyucu olarak yoğun sodyum içermektedir. Bu konuda uzmanlar, rafine şeker tüketiminin damar yapısını bozarak doğrudan tansiyonu etkileyebileceğini ifade ediyor.
Gün içinde çok sık tüketilen kahve, çay veya enerji içecekleri yüksek kafein seviyesinden dolayı adrenalin hormonunun yükselmesine sebep olabiliyor. Uzmanlar bu hormon sebebiyle kalp atışının hızlanabileceğini ve damarları ani bir şekilde daraltarak kan basıncında düzensizliğin ortaya çıkmasına sebep olabileceğini belirtiyor.
Her baş ağrısında veya kas ağrısında doktora danışmadan alınan ağrı kesicilerin ve burun spreylerinin sıkça kullanılması konusunda uzmanlar, vücutta sodyum ve su tutulumunun arttığını belirtiyor. Bu durumun böbrek fonksiyonlarını etkilediği ve damarlardaki kan basıncını yükselttiği de vurgulanıyor. Ayrıca bu tür ağrı kesicilerin bilinçsiz kullanımı, kullanılan tansiyon ilaçlarının etkisini de nötrleyebiliyor.
Sürekli yoğun trafik gürültüsü, açık televizyon sesi veya gürültülü ortamlarda bulunmak farkında olmadan beyin tarafından tehdit olarak algılanabiliyor. Uzmanlar bu durumun uyku kalitesini bozabileceğini ve kan basıncını olumsuz etkileyebileceğini açıklıyor.
Bu alışkanlıkların yanında uzmanlar, fark edilmesi zor tansiyon problemlerine karşı da uyarıyor. Hastaneden normal çıkıp evde yükselen maskeli hipertansiyon tehlikesine karşı evde düzenli ölçüm yapmak ve şüphe durumunda bir uzmana danışmanın hayati önem taşıdığı vurgulanıyor.
Hilal Sevinç