24 yaşındaki Lauren Wasser için 2012 yılı aslında her şey iyi gidiyordu. Genç kadın, modellik kariyerinin zirvesini yaşıyordu. Fakat normal bir regl döneminde kullandığı tampon, birkaç günde onu ölümün kıyısına kadar getirdi. İşte, Met Gala ile yeniden gündeme gelen Lauren’in hikayesi.
24 yaşındaki Lauren Wasser için 2012 yılı aslında her şey iyi gidiyordu. Genç kadın, modellik kariyerinin zirvesini yaşıyordu. Fakat normal bir regl döneminde kullandığı tampon, birkaç günde onu ölümün kıyısına kadar getirdi. İşte, Met Gala ile yeniden gündeme gelen Lauren’in hikayesi.
Lauren, aslında önce basit bir grip geçirdiğini sandı. Midesi bulandı, ateşi yükseldi ve kendini bitkin hissetmeye başladı. Bu belirtiler bir grip değil, vücudunda hızla yayılmaya başlayan Toksik Şok Sendromu’nun (TSS) habercisiydi. Tampon kullanımıyla tetiklenen nadir ama ölümcül bir bakteriyel enfeksiyon, Lauren’ın organlarını iflas ettirmeye başladı. Hastaneye kaldırıldığında ise doktorlar ona yüzde 1 yaşama şansı vermişti. Lauren iki kez kalp krizi geçirdi, böbrekleri durma noktasına geldi ve tıbbi olarak uyutuldu.
Genç kadın, uyandığında hiçbir şey eskisi gibi değildi. Vücuduna pompalanan sıvılar ve gelişen kangrenden dolayı sağ bacağı diz altından ampute edilmek zorunda kaldı. Lauren yıllar sonra yaptığı konuşmada o dönem derin bir depresyona girdiğini söylüyor.
Genç model vazgeçmedi ve sol ayağındaki ciddi hasara rağmen yıllarca acıyla yürüdü. 2018 yılında, dayanılmaz ağrılar ve sağlık riskleri sebebiyle sol bacağını kaybetmeyi kendi seçti. Artık iki bacağı da yoktu ancak yaşama tutunma arzusu her zamankinden daha fazlaydı. Lauren o dönemlerde annesi ve küçük kardeşinin desteğini anlatıyor. Onların desteği hayata tutunmak için ihtiyaç duyduğu bir daldı.
Lauren, protezlerini saklamadı aksine onları altına boyattı. Artık “Altın bacaklar” onun markası ve direnişinin bir sembolü oldu. Bugün Lauren bir modelden çok daha fazlası. O kadın sağlığı için savaşan bir aktivist oldu.
“Ben sadece bir hayatta kalan değilim, ben bir savaşçıyım” diyen Lauren, özellikle de hijyenik ürünlerin içeriğindeki şeffaflık ve TSS farkındalığı için kampanyalar yürütüyor.
Aslında Lauren’ın hikayesi herkes için ciddi bir uyarı niteliğinde. TSS, vücudumuzun normalde de bulunabilen bakterilerin ürettiği zehirli maddelerin (toksinlerin) kana bulaşmasıyla ortaya çıkan nadir ancak çok hızlı ilerleyen bir durumdur. Hayati tehlikesi de bulunur. Belirtileri ise; birden yükselen ateş, güneş yanığına benzeyen deri döküntüsü, düşük tansiyon ve kas ağrıları şeklindedir.
Eğer tampon kullanıyorsanız, uzmanlar 4-8 saat arasında değiştirilmesini tavsiye ediyor. Gece yatarken tampon yerine ped kullanmak riski en aza indirir. Aynı zamanda tamponu yerleştirmeden önce ve sonra ellerinizi mutlaka yıkamalısınız.

Haber: Meryem Veli