Balkanların sakin ülkesi Karadağ, siyasetin zirvesini sarsan bir “kaset skandalı” ile çalkalanıyor. Cumhurbaşkanı Jakov Milatoviç’in en yakınındaki isimlerden birinin adının karıştığı olay, istifaları, şantaj suçlamalarını ve karşılıklı davaları beraberinde getirdi.
Cumhurbaşkanı Danışmanı Dejan Vuksic ile İnsan Hakları Genel Müdürü Mirjana Pajkoviç arasındaki gizli ilişkinin görüntüleri kamuoyuna sızdırıldı. Skandalın ardından her iki isim de görevlerinden ayrılmak zorunda kaldı.
Olayın detayları gün yüzüne çıktıkça skandalın boyutları büyüdü:
Evli Danışman: Cumhurbaşkanı Danışmanı Dejan Vuksic’in evli olduğu bilinirken, Pajkoviç ile yaşadığı ilişki ülkede büyük bir ahlaki tartışma başlattı. Vuksic, görüntülerin yayılmasının ardından Aralık ayında sessizce istifa etmişti.
Genel Müdürün Vedası: Sosyal medyadaki iddialı paylaşımlarıyla tanınan İnsan Hakları Genel Müdürü Mirjana Pajkoviç de bugün itibarıyla görevini bıraktığını duyurdu.
Mirjana Pajkoviç, istifasının ardından sessizliğini bozarak çarpıcı iddialarda bulundu:
“Haberim Yoktu”: Görüntülerin varlığından haberdar olmadığını savunan Pajkoviç, Vuksic’i kendisine şantaj yapmakla suçladı.
Cumhurbaşkanına Sitem: Pajkoviç, Cumhurbaşkanı Jakov Milatoviç’in durumdan haberdar olmasına rağmen sürece müdahale etmediğini ve kendisini yalnız bıraktığını öne sürdü.
Kadınlara Çağrı: Yaşadığı süreci “nüfuz istismarı” olarak tanımlayan Pajkoviç, kadınlara seslenerek; “Tehdit ve baskı karşısında sessiz kalmayın, sesinizi yükseltin” dedi.
İkili arasındaki hukuk savaşı ise yeni başlıyor:
Pajkoviç’in Tezi: Vuksic’in görüntüleri bir baskı unsuru olarak kullandığını iddia ederek suç duyurusunda bulundu.
Vuksic’in Savunması: İddiaları reddeden eski danışman, görüntülerin Pajkoviç tarafından çekildiğini ve kendisinin yasa dışı yollarla mağdur edildiğini savunarak karşı dava açtı. Vuksic, “Görüntüleri ben de internete düştüğünde gördüm” dedi.
Bu skandal, Karadağ siyasetinde sadece bireysel bir sadakatsizlik olayı olarak değil, devlet kurumlarındaki liyakat ve etik değerlerin sorgulandığı bir kriz olarak görülüyor. Özellikle İnsan Hakları Genel Müdürü’nün “şantaj” mağduru olduğunu iddia etmesi, ülkede kadın hakları ve siyasi nüfuzun kötüye kullanımı tartışmalarını alevlendirdi.
HABER: Hatice ÇELİKEL
Kaynak: Haber Merkezi