Bulgaristan’da siyasi tarihin en kritik virajlarından biri dönülüyor. Cumhurbaşkanı Rumen Radev, 19 Ocak 2026 akşamı yaptığı ulusa sesleniş konuşmasıyla görevinden istifa ettiğini duyurdu. Görev süresinin dolmasına yaklaşık bir yıl kala gelen bu karar, ülkede “tarihi bir ilk” olarak nitelendiriliyor.
Radev’in istifası, Bulgaristan’ın son yıllarda içine düştüğü derin siyasi istikrarsızlığın ve yaklaşan erken genel seçimlerin gölgesinde geldi.
Radev, 9 yıllık görev süresini değerlendirirken ülkenin geldiği noktaya dair sert eleştirilerde bulundu:
Siyasi Kriz: Ülkenin son 4 yılda 8. kez sandığa gitme ihtimali ve kurulamayan hükümetler, Radev’i bu karara iten ana etken oldu.
Oligarşi ve Yolsuzluk: Radev, son anayasal değişikliklerin yürütme organlarını “oligarşinin eline bıraktığını” ve mafya yapılarının siyaseti kuşattığını savundu.
Gençlerin Mesajı: Sonbahardaki protestoların bir “vicdan patlaması” olduğunu belirterek, yeni bir “toplumsal sözleşmeye” ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
Avrupa Entegrasyonu ve İstikrarsızlık
Radev, kendi döneminde kazanılan iki büyük başarıya dikkat çekmesine rağmen karamsar bir tablo çizdi:
“Bulgaristan Schengen alanına katıldı ve 1 Ocak 2026 itibarıyla avro kullanımına geçerek Avrupa entegrasyonunu tamamladı. Ancak maalesef bu başarılar ülkemize beklenen huzur ve istikrarı getiremedi.”
Radev’in ayrılış süreci şu hukuki prosedürle işleyecek:
Anayasa Mahkemesi Kararı: Radev istifasını 20 Ocak 2026 (bugün) itibarıyla mahkemeye sunacak. İstifa mahkemece kabul edildiğinde resmiyet kazanacak.
Geçici Görev: Cumhurbaşkanı Yardımcısı İliyana Yotova, 22 Ocak 2027 tarihine kadar cumhurbaşkanlığı görevini vekaleten yürütecek.
Kulislerdeki en güçlü iddia, Radev’in yaklaşan erken parlamento seçimlerinde yarışmak üzere kendi siyasi partisini kuracağı yönünde. “Vatanımızın geleceği için bir mücadele bizi bekliyor, hazırız” sözleri, Radev’in aktif siyasete milletvekili veya başbakan adayı olarak döneceğinin sinyali olarak yorumlanıyor.
HABER: Hatice ÇELİKEL
Kaynak: Haber Merkezi