Oyun bağımlılığı son zamanlarda çocuklar arasında yaygınlaşan konulardan biri olarak öne çıkıyor. Teknolojinin gelişmesiyle beraber sosyal hayatta yalnızlaşan bazı bireylerin bilgisayar oyunlarına yöneldiği gözlemleniyor. Oyun başında geçirilen uzun süreler, gerçek hayattan ve günlük faaliyetlerden uzaklaşma bu bağımlılığın belirtileri arasında gösteriliyor. Uzmanlar ebeveynleri dijital oyunlara karşı uyarıyor.
Oyun bağımlılığı, özellikle sosyal hayattan dışlanmış, kimlik arayışı içinde olan ve aidiyet geliştirmek isteyen bazı bireylerde daha sık görüldüğü belirtiliyor. Uzmanlara göre bu durum günlük yaşamdan kopma, günlük faaliyetlerin gerçekleştirilememesi ve insan ilişkilerinin zayıflamasına neden olabileceği ifade ediliyor. Oyuna karşı bağlılık geliştiren bireyin kendine alternatif bir dijital dünya kurmasına neden olabiliyor. Bu süreçte anne ve babanın çocuğa karşı yaklaşımı ve iletişimi kritik bir rol oynuyor.
Oyun bağımlılığı, 2019 yılında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından resmi bir tanı olarak kabul edildi. DSÖ’ye göre oyun bağımlılığı; oyun dışında kalan alanlara karşı ilginin azalması, oyunun sosyal hayatın önüne geçmesi, tüm olumsuzluklara rağmen oyun oynamaya devam edilmesidir.
Bu tanının konulması için kişinin gündelik aktivite, yaşamsal ihtiyaçları, sosyal ve akademik alanlardaki işlevselliğinde önemli ölçüde bozulmalar görülmesi gerekmektedir. Ayrıca 1 yıl boyunca kişide bu davranışların gözlemlenmesi gerekir.
Oyun bağımlılığı, bireyin sosyal hayattan kopması, gündelik ilişkilerinde zayıflama ve oyunun her şeyin önünde tutulmasıyla ortaya çıkar. Ev, mesleki ve akademik kariyerin ihmali, oyun oynanan saatler dışında her şeyin sıkıcı gelmesi gibi belirtiler görülmektedir.
Oyun bağımlılığının öne çıkan belirtileri:
Uzmanlar, aileleri oyun bağımlılığına karşı uyarıyor. Bu süreçte ebeveynlerin çocuklarla kurduğu iletişim ve çocuklara yaklaşım biçiminin önemi vurgulanıyor. Aileler, çocuklarına karşı anlayışlı davranmalılar.
Bu süreçte ailelerin dikkat etmesi gerekenler:
Gülşah Engin