İran Nükleer Tesisleri Hedefte mi? Kritik İstihbarat Raporu

İran Nükleer Tesisleri Hedefte mi? Kritik İstihbarat Raporu
Yayınlama: 03.03.2026
A+
A-

İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ardından dikkatler bir kez daha Tahran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarına çevrildi. Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), son raporunda İran’daki nükleer faaliyetlere ilişkin güncel verilere erişemediklerini açıkladı. Ajans, haziran ayındaki saldırıların ardından denetim mekanizmasının ciddi biçimde aksadığını ve tesislerdeki nükleer materyallere dair bilgi akışının kesildiğini vurguladı.

Gerilimin odağında uranyum zenginleştirme var

Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki gerilimin merkezinde, İran’ın uranyum zenginleştirme programı bulunuyor. Washington yönetimi, Tahran’dan zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını ve mevcut stoklarını teslim etmesini talep ediyor. İran ise nükleer silah geliştirmediğini savunarak programının barışçıl amaçlı olduğunu ve ulusal egemenliğinin bir parçası olarak devam edeceğini belirtiyor.

Şubat ayında Cenevre’de gerçekleştirilen dolaylı temaslardan somut bir sonuç çıkmadı. Diplomatik görüşmeler sürerken askeri operasyonların devreye girmesi ise uluslararası kamuoyunda dikkat çekti.

12 günlük savaşta nükleer tesisler hedefteydi

İsrail’in 13 Haziran 2025’te başlattığı ve 12 gün süren saldırılarda İran’daki nükleer tesisler hedef alındı. 22 Haziran’da Amerika Birleşik Devletleri de operasyona katılarak Natanz, Fordo ve İsfahan’daki tesisleri vurdu.

ABD Başkanı Donald Trump, saldırıların ardından tesislerin “kullanılamaz hale getirildiğini” savundu. Ancak Amerikan basınına yansıyan bir istihbarat değerlendirmesinde, operasyonların İran’ın nükleer programını tamamen ortadan kaldırmadığı, yalnızca birkaç ay gerilettiği öne sürüldü. Sızıntıyla ilgili soruşturma başlatıldığı bildirildi.

IAEA: Güncel bilgiye erişim yok

IAEA’nın 27 Şubat tarihli raporunda, Haziran 2025’teki saldırılardan bu yana İran’ın müfettişlere tesislere erişim izni vermediği belirtildi. Rapora göre İran’ın zenginleştirme faaliyetlerini askıya alıp almadığı ya da elindeki zenginleştirilmiş uranyumun miktarı, saflık derecesi ve bulunduğu yer konusunda doğrulanmış güncel veri bulunmuyor.

Ajans, özellikle etkilenen tesislerdeki nükleer materyallere ilişkin bilgi akışının kesilmesini “acil çözüm gerektiren” bir sorun olarak değerlendirdi.

Uydu görüntülerinde İsfahan’daki yer altı tünel kompleksinin girişinde düzenli araç hareketliliği tespit edildi. Reuters’a konuşan diplomatlar, yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun bir bölümünün bu tesisin yer altı kısmında depolanıyor olabileceğini öne sürdü. Haziran ayındaki saldırılarda girişlerin hedef alındığı ancak tesisin büyük ölçüde ayakta kaldığı iddia ediliyor.

BBC’nin yayımladığı uydu fotoğraflarında ise Natanz ve İsfahan’daki hasar görmüş bazı binaların üzerine yeni çatıların yapıldığı görülüyor. Uzmanlara göre bu durum, hem hasarın giderildiğine hem de tesis içindeki faaliyetlerin uydu gözleminden gizlenmeye çalışıldığına işaret edebilir.

Stoklarda çarpıcı artış

İran’ın nükleer programı, 2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) ile sınırlandırılmıştı. Anlaşma kapsamında İran’ın uranyumu yüzde 3,67 oranında zenginleştirmesi ve en fazla 300 kilogram stok bulundurması öngörülüyordu.

Ancak Amerika Birleşik Devletleri’nin 2018’de anlaşmadan çekilmesinin ardından İran taahhütlerini kademeli olarak askıya aldı. 2021 itibarıyla yüzde 20 ve ardından yüzde 60 saflıkta uranyum üretildiği duyuruldu.

IAEA’nın 17 Mayıs 2025 tarihli raporuna göre İran’ın yüzde 60’a kadar zenginleştirilmiş uranyum stoku 408,6 kilograma ulaştı. Bu miktarın son dört yılda yaklaşık 170 kat arttığı belirtildi. Toplam zenginleştirilmiş uranyum stoku ise 8 bin 413 kilogram olarak kayda geçti.

Ajansa göre yüzde 60 saflıkta 42 kilogram uranyumun yüzde 90 seviyesine çıkarılması halinde teorik olarak bir nükleer silah üretimi için yeterli olabileceği değerlendiriliyor. IAEA Başkanı Rafael Mariano Grossi ise İran’ın askeri bir nükleer programa sahip olduğuna dair resmi kanıt bulunmadığını, ancak yüzde 60 düzeyinde zenginleştirme yapan tek ülke olduğuna dikkat çekiyor.

Yaptırımlar ve denetim krizi

Haziran 2025’teki çatışmaların ardından İran’ın IAEA denetimlerine izin vermemesi ve Avrupa ülkeleriyle yürütülen görüşmelerin sonuçsuz kalması üzerine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Eylül 2025’te yaptırımları yeniden devreye aldı. Tahran yönetimi ise Ekim 2025’te IAEA ile olan iş birliği anlaşmasını iptal ettiğini açıkladı.

Gelinen aşamada İran’ın elindeki zenginleştirilmiş uranyum stokunun güncel durumu netlik kazanmış değil. Askeri operasyonların programı tamamen ortadan kaldırıp kaldırmadığı tartışma konusu olmaya devam ederken, diplomatik çözüm arayışları ile sahadaki gerilim eş zamanlı biçimde sürüyor.

REKLAM VERMEK İÇİN ARAYIN
0532 659 8130