ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı operasyonun ilk günü olan 28 Şubat 2026 gecesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan bölgedeki yangını söndürmeye yönelik kritik bir “arabuluculuk” çıkışı geldi. İstanbul’da düzenlenen iftar programında konuşan Erdoğan, Türkiye’nin bu krizde “dengeleyici güç” ve “barışın mimarı” olma rolünü bir kez daha tescilledi.
İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan stratejik başlıklar:
Erdoğan, Türkiye’nin önceliğinin silahların susması olduğunu vurgulayarak diplomatik bir taarruz başlatıldığını duyurdu:
Müzakere Masası: Saldırıların hemen ardından Dışişleri Bakanlığı, MİT ve ilgili tüm kurumların taraflarla temaslarını en üst seviyeye çıkardığını belirtti.
Güven Sorunu: Daha önceki liderler arası temaslarda sonuç alınamamasının temel nedeninin “taraflar arasındaki derin güven bunalımı” olduğuna dikkat çekti.
Türkiye, krizin her iki tarafına da net mesajlar göndererek objektif duruşunu sergiledi:
Batı Cephesine: ABD ve İsrail’in operasyonlarını, İran’ın “egemenlik haklarının ihlali” olarak nitelendirerek sert bir dille eleştirdi.
İran Cephesine: İran’ın misilleme olarak Körfez ülkelerine (Katar, BAE, Bahreyn vb.) yönelik gerçekleştirdiği füze ve dron saldırılarının da “asla kabul edilemez” olduğunu ifade etti.
Bölgedeki füze trafiği ve askeri hareketlilik üzerine vatandaşlara güven veren Erdoğan, Türkiye’nin savunma durumuna ilişkin şunları söyledi:
Tam Kontrol: Türkiye’nin sınır güvenliği ve hava sahası konusunda herhangi bir zafiyet bulunmadığını, güvenlik birimlerinin 7/24 teyakkuzda olduğunu vurguladı.
Sürecin Yönetimi: Krizin Türkiye’ye sıçramaması için sürecin “hassas ve dikkatli” bir şekilde yönetildiğini belirtti.
Erdoğan’ın açıklamaları, Türkiye’nin 2026’daki bu devasa krizde sadece bir “izleyici” değil, çözümün anahtarı olma niyetini gösteriyor. Özellikle hem Batı hem de İran ile konuşabilen nadir ülkelerden biri olan Türkiye’nin, geçmişte Ukrayna-Rusya savaşında yürüttüğü tahıl koridoru ve müzakere başarısını bu kez Orta Doğu için tekrarlayıp tekrarlayamayacağı küresel kamuoyunun ana gündemi haline geldi.
HABER: Hatice ÇELİKEL
Kaynak: Haber Merkezi