SREBRENİTSA SOYKIRIMI

SREBRENİTSA SOYKIRIMI
Yayınlama: 11.07.2026
A+
A-

“Ne yaparsanız yapın, ama soykırımı unutmayın. Çünkü, unutulan soykırım tekrarlanır.”

 

                                Aliya İzzetbegoviç

 

Bugün, Avrupa‘nın yakın tarihindeki en büyük insanlık trajedilerinden biri olan Srebrenitsa Soykırımı’nın yıl dönümü.

 

Srebrenitsa (Srebrenica), Bosna-Hersek‘in doğusunda, yer alan bir kasabadır. Kasım 1995’teki Bosna Hersek’in bölünmesiyle Sırp kontrolündeki bölgeye (Republika Srpska veya Bosna Sırp Cumhuriyeti) dahil edilmiştir.

 

Kasabanın adı, “gümüş” anlamına gelen Sırpça-Hırvatça srebro kelimesinden türemiştir. Çevredeki dağlarda keşfedilen zengin gümüş ve kurşun yatakları, kasabanın 1387 yılında bir madencilik merkezi olarak kurulmasına yol açmıştır. Kurşun ve çinko madenciliği günümüzde de önemini korumaktadır.

 

O GÜN NE OLMUŞTU?

 

6 Temmuz 1995’te Sırplar sivillere saldırdı. Saldırıdan kaçan yaklaşık 30.000 Bosnalı müslüman Birleşmiş Milletler (BM) tarafından “güvenli bölge” ilan edilen Srebrenitsa’da bulunan Potoçari Kampı’na sığındı. Güvenliklerinden BM Barış Gücü sorumluydu. 11 Temmuz 1995’te Sırp birlikleri Srebrenitsa’ya girdi. BM Barış Gücü askerleri çocuklar da dahil tüm erkekleri Sırplara teslim etti. Teslim edilen 8.272’den fazla Boşnak erkek ve çocuk kimlikleri ve inançları nedeniyle, sırf müslüman oldukları için Sırplar tarafından sistematik bir şekilde vahşice katledildi. Bu katliam tam 5 gün sürdü. Kaçmayı başaran 15.000 Boşnak’tan 8.000’i ise Tuzla yolunda katledildi. Bu bir etnik temizlikti. Bosna Savaşı’nda toplamda yaklaşık 68.000 Boşnak hayatını kaybetti.

 

Bosna Hersek’te 2003 yılında açılan Srebrenitsa-Potočari Anıt Merkezi’ndeki Srebrenitsa soykırımı anıtı ve mezar taşları bulunmaktadır. Kimliği tespit edilen binlerce soykırım kurbanı burada defnedilmiştir.

 

SREBRENİTSA ÇİÇEĞİ’NİN ANLAMI

 

Hafıza Çiçeği olarak da bilinen Srebrenitsa Çiçeği, 1995’te Srebrenitsa’da yaşanan Srebrenitsa Soykırımı’nı anmak, kurbanları hatırlamak ve benzer trajedilerin bir daha yaşanmaması çağrısını simgelemek için kullanılan bir anma sembolüdür.

 

11 beyaz yaprak: Soykırımın başladığı tarih olan 11 Temmuz’u temsil eder. Beyaz renk masumiyeti, kaybedilen hayatları ve barışı simgeler.

 

Yeşil merkez: Hayatını kaybeden şehitlerin tabutlarını; etrafındaki beyaz renk ise o tabutların başında ağlayan başörtülü şehit yakınlarını temsil etmektedir. Başka bir yorum ise yeşil merkez umudu, yeniden yaşamı ve geleceğe dair barış arzusunu ifade eder.

 

El emeği olması: Çiçekler çoğunlukla soykırım kurbanlarının yakınları tarafından el işi olarak hazırlanır. Bu yönüyle hem bir anma hem de dayanışma sembolüdür.

 

Bu çiçek özellikle her yıl 11 Temmuz’da düzenlenen anma törenlerinde yakalara takılır. Amacı siyasi bir simgeden ziyade, kurbanları anmak, yaşananları unutturmamak ve barış ile insan haklarına bağlılığı vurgulamaktır.

 

“Bunu hiç unutma evlat! Batı hiçbir zaman uygar olmamıştır. Ve bugünkü refahı, devam edegelen sömürgeciliği; döktüğü kan, akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur.”

 

                                                 Aliya İzzetbegoviç

 

Haber ✒️ Hasan Hüseyin AKINCI