Hipertansiyon, erkeklerde geç fark edilen ve ciddi sonuçlara yol açabilen sağlık sorunlarının başında geliyor. Erkeklerin sağlık kontrollerini ihmal etmesi, dünya genelinde dikkat çeken sağlık sorunlarından biri olarak görülüyor. Erkek sağlığı üzerine yapılan araştırmalar, erkeklerin kadınlara kıyasla sağlık hizmetlerinden daha az yararlandığını ve koruyucu sağlık uygulamalarına daha düşük oranda katıldığını ortaya koyuyor. Erkeklerin sağlık okuryazarlığı seviyelerinin kadınlara göre daha düşük olması, sağlık sorunlarını fark etme ve önlem alma konusunda daha geç hareket etmelerine neden olabiliyor.
Araştırmalar, erkeklerin rutin sağlık kontrollerine gitme, tarama programlarına katılma ve herhangi bir belirti yokken doktora başvurma konusunda kadınlara kıyasla daha isteksiz davranabildiğini gösteriyor. Uzmanlar, bu durumun birçok hastalığın erken fark edilmesini zorlaştırdığını ve sağlık problemlerinin ilerlemesine neden olabildiğini belirtiyor.
Erkeklerin sağlık kontrollerini ertelemesinin birçok nedeni bulunuyor. Toplumda güçlü görünme isteği, hastalıkları önemsememe, yoğun çalışma hayatı nedeniyle sağlık kontrollerine zaman ayıramama bu nedenlerin başında geliyor. Bunun yanı sıra fark edilen belirtileri basit görme, sağlık sorunlarının kendiliğinden geçeceğini düşünme ve kötü bir teşhis alma korkusu da erkeklerin doktora gitmesini geciktirebiliyor.
Sürekli ertelenen kontroller zamanla sağlık problemlerinin daha ciddi hale gelmesine yol açabiliyor. Uzmanlar, erkeklerin yalnızca bir sorun ortaya çıktığında değil, herhangi bir belirti olmasa bile düzenli sağlık kontrolü yaptırmasının önemli olduğunu vurguluyor.
Erkeklerde en çok göz ardı edilen sağlık sorunlarının başında hipertansiyon, yani yüksek tansiyon geliyor. Hipertansiyon, kalbin kanı pompalarken damar duvarlarına uyguladığı basıncın normal değerlerin üzerine çıkması olarak tanımlanıyor.
Büyük tansiyonun 140 mmHg ve üzeri, küçük tansiyonun ise 90 mmHg ve üzeri olması yüksek tansiyon olarak kabul ediliyor. İdeal kan basıncının ise 120/80 mmHg’nin altında olması gerekiyor.
Hipertansiyon çoğu zaman belirti vermeden ilerlediği için “sessiz tehlike” olarak da adlandırılıyor. Kontrol altına alınmadığında kalp krizi, kalp yetmezliği, felç ve böbrek hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor.
Türkiye’de yaklaşık her 10 yetişkinden üçünde hipertansiyon görülüyor. Yaş ilerledikçe görülme sıklığı artarken, özellikle 45 yaş altındaki erkeklerde kadınlara göre daha yaygın olduğu belirtiliyor.
Yüksek tansiyonun ortaya çıkmasında genetik faktörler ve yaşam tarzı önemli rol oynuyor. Ailede hipertansiyon öyküsü bulunması, fazla kilo, diyabet, yüksek kolesterol, aşırı tuz tüketimi, hareketsiz yaşam, sigara ve alkol kullanımı başlıca risk faktörleri arasında yer alıyor ve bu sağlık sorununu tetikliyor.
Bunun yanında yoğun stres, uyku apnesi, böbrek rahatsızlıkları ve bazı hormonal hastalıklar da tansiyon yüksekliğine neden olabiliyor.
Hipertansiyon bazı kişilerde uzun süre belirti göstermeyebilir. Ancak bazı durumlarda baş ağrısı, baş dönmesi, çarpıntı, göğüs ağrısı, nefes darlığı, bulanık görme, kulak çınlaması, halsizlik ve burun kanaması gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
Uzmanlar, belirtiler ortaya çıkmasa bile yüksek tansiyonun vücutta ciddi hasarlara neden olabileceğini belirtiyor. Bu nedenle düzenli tansiyon ölçümü büyük önem taşıyor.
Hipertansiyon tanısı tek bir tansiyon ölçümüyle konulmuyor. Doktor tarafından farklı zamanlarda yapılan ölçümlerde tansiyon değerlerinin sürekli yüksek çıkması durumunda tanı kesinleşiyor.
Gerekli görüldüğünde kan ve idrar tahlilleri, EKG ve ultrason gibi tetkikler de yapılabiliyor. Erken tanı sayesinde hastalığın kalp, böbrek ve diğer organlar üzerindeki olumsuz etkileri azaltılabiliyor.
Uluslararası Hipertansiyon Derneği Uzmanlar Kurulu tarafından hazırlanan önerilerde, yetişkinlerde hipertansiyonu önlemek ve kontrol altında tutmak için yaşam tarzı değişikliklerinin önemli bir ilk basamak olduğu vurgulanıyor. Uzmanlar, tansiyon düşürücü ilaç tedavisi uygulansa bile sağlıklı yaşam alışkanlıklarının devam ettirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Hipertansiyon riskini azaltmak için sağlıklı bir vücut ağırlığının korunması, düzenli fiziksel aktivite yapılması, dengeli beslenme alışkanlığı kazanılması, sigara ve alkol kullanımından uzak durulması öneriliyor. Bunun yanında stres yönetimi ve kaliteli uyku düzeninin de kan basıncının kontrolünde önemli rol oynadığı ifade ediliyor.
Uzmanlar ayrıca tuz tüketiminin azaltılması, yeterli potasyum alınması, sağlıklı besin tercihleri yapılması ve yaşam tarzı değişikliklerine erken yaşlarda başlanmasının hipertansiyonun önlenmesinde etkili olduğunu belirtiyor. Düzenli sağlık kontrolleri ve tansiyon takibiyle yüksek tansiyonun erken fark edilmesi, ileride oluşabilecek ciddi sağlık sorunlarının önüne geçilmesine yardımcı olabiliyor.
Haber: Nur Sultan Kirişoğlu