Yapay Zekâ Alışverişe Çıkıyor: Türkiye Bu Dalgayı Kaçırmamalı
Tülay Ataman
İnternetin kuruluşundan bugüne kadar geçen süreçte birçok teknolojik dönüşüme tanıklık ettik. Arama motorları hayatımıza girdi, sosyal medya dünyayı değiştirdi, mobil uygulamalar günlük yaşamın ayrılmaz parçası oldu. Ancak bugün karşı karşıya olduğumuz dönüşüm, önceki tüm değişimlerden daha büyük olabilir.
Çünkü artık yapay zekâ sadece sorularımıza cevap veren bir araç olmaktan çıkıyor. Yapay zekâ, kullanıcı adına araştıran, karşılaştıran, karar veren ve hatta alışveriş yapan bir dijital asistana dönüşüyor.
Bugün Amerika Birleşik Devletleri’nde sınırlı kullanıcı grupları için test edilmeye başlanan OpenAI’nin Agentic Commerce Protocol (ACP) sistemi bunun en önemli örneklerinden biri.
Henüz Türkiye’de aktif olmayan bu özellik, yakın gelecekte e-ticaret sektörünü kökten değiştirebilecek potansiyele sahip.
Bugün bir kullanıcı internette ürün ararken onlarca site geziyor, fiyat karşılaştırıyor, yorum okuyor ve karar vermeye çalışıyor. ACP modeli ise bu süreci tersine çeviriyor.
Kullanıcı yalnızca ne istediğini söylüyor.
Yapay zekâ ise ürünleri araştırıyor, karşılaştırıyor, değerlendiriyor ve en uygun seçenekleri kullanıcıya sunuyor.
Yani geleceğin müşterisi bir internet sitesine değil, önce yapay zekâya danışacak.
Bu nedenle OpenAI tarafından geliştirilen ürün akış sistemi, Google Shopping veya Meta kataloglarından farklı çalışıyor. Yapay zekânın ürünü doğru anlayabilmesi için çok daha detaylı ve anlamlandırılabilir veri alanları talep ediliyor.
Sistemin şu anki şartlarına göre en az 1.000, en fazla 2 milyon ürüne sahip markalar bu yapıya dahil olabiliyor. Ürün katalogları reklam panelindeki özel akış alanları üzerinden SFTP bağlantılarıyla sisteme aktarılıyor.
Bu gelişme aslında çok daha büyük bir dönüşümün habercisi.
Yakın gelecekte şirketler sadece insanlara görünmek için değil, yapay zekâların anlayabilmesi için de içerik üretmek zorunda kalacak.
SEO kavramı değişecek.
Reklamcılık değişecek.
Ürün açıklamaları değişecek.
Dijital pazarlama değişecek.
Çünkü artık karar verici sadece insan olmayacak.
Yapay zekâ da karar mekanizmasının bir parçası olacak.
Tam da bu nedenle son dönemde verdiğimiz yapay zekâ eğitimlerinde yalnızca ChatGPT kullanmayı öğretmiyoruz. MCP sistemleri, yapay zekâ ajanları, otomasyonlar, yapay zekâ destekli içerik üretimi, dijital pazarlama dönüşümü ve geleceğin ticaret modelleri üzerine çalışmalar yürütüyoruz.
Bugün birçok kişi yapay zekâyı sadece soru sorulan bir sohbet ekranı olarak görüyor.
Oysa birkaç yıl içinde yapay zekâ; satış temsilcisi, müşteri danışmanı, reklam uzmanı, araştırmacı ve alışveriş asistanı olarak çalışacak.
Bu dönüşümü izleyenler ile bu dönüşümü yönetenler arasında büyük bir fark oluşacak.
Türkiye’nin bu yarışta geride kalmaması gerekiyor.
Çünkü yapay zekâ artık geleceğin teknolojisi değil.
Geleceğin müşterisi olmaya hazırlanıyor.
Ve o müşteri çok yakında kapımızı çalacak!
Tülay Ataman