Türkiye’de Kadın Cinayetleri Raporu: Kadınlar Neden Korunamıyor?

Türkiye’nin en önemli toplumsal sorunları arasında kadınlara yönelik şiddet ve kadın cinayetleri yer alıyor. Neredeyse her gün bir kadın cinayeti haberi kamuoyuna yansıyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ile Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun verilerinden derlenen bu dosyada  Türkiye’de son yıllarda meydana gelen kadın cinayetlerini, öne çıkan nedenleri ve verilerin yıllar içindeki değişimini ele aldık.

Türkiye’de Kadın Cinayetleri Raporu: Kadınlar Neden Korunamıyor?
Yayınlama: 11.06.2026
A+
A-

Türkiye’de yaşanan kadın cinayetleri ülkenin en önemli sorunları arasında yer alıyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun Mayıs 2026 raporuna göre bir ayda Türkiye’de 16 kadın öldürüldü, 33 kadın şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti. Veriler, kadınların yaşam hakkına yönelik risklerin bulunduğunu ortaya koyuyor. 

Kadınların eğitim ve çalışma hakkının elinden alınması, kadınların bazı kesimler tarafından ikinci cinsiyet olarak görülmesi, şiddete uğrayan ve aldatılan kadının suçlanması, nafaka hakkına yönelik tartışmalar, aynı işi yapmasına rağmen kadına daha az ücretin ödenmesi, kadın politikaları, kadının korunmasına yönelik kanunların tartışmaya açılması, İstanbul Sözleşmesi, kadın bedeni üzerine söylemler sürerken kadın hakları savunucuları kadınların yaşam hakkının ve korunmasının toplumun ve ülkenin öncelikli gündem konuları arasında yer alması gerektiğini savunuyor. 

Kadın Cinayetlerinde Son Veriler

 Kadın Cinayetleri’nin Durduracağız Platformu’nun Grafiği

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun (KCDP) verilerine göre 2021-2025 yılları arasında Türkiye’de en az 1.617 kadın öldürüldü. Son beş yılda en az 1.267 kadının ölümü şüpheli bulundu. Bu ölümlerin büyük bir bölümü aydınlatılamadı. 2021 yılında yayınlanan kadın cinayetleri raporuna göre 280 kadın öldürüldü, 215 kadının ölümü şüpheli bulundu. 

2022 yılında cinayet nedeniyle hayatını kaybeden kadın ve ölümü şüpheli bulunan kadınların sayısı arttı. Yıl boyunca 334 kadın öldürülürken, 245 kadının ölümü şüpheli olarak kaydedildi.

2023 yılında şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden kadınların sayısı artarak 250 olarak belirlendi. Aynı yıl içinde 315 kadın, cinayet nedeniyle yaşamını yitirdi.

2024 yılı, son 5 yılın en fazla kadın cinayetinin yaşandığı yıl olarak kayıtlara geçti. 394 kadın öldürüldü, 259 kadının ölümü şüpheli bulundu.

2025 yılında ise Türkiye’de yıl boyunca 294 kadın öldürüldü. Şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden kadınların sayısı kadın cinayeti sayısını geçerek 297 olarak kaydedildi.

Veriler, kadın cinayetlerinin ve şüpheli kadın ölümlerinin Türkiye’nin en önemli toplumsal sorunlarından biri olmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Son 5 yılda işlenen kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri her insanın sahip olması gereken en temel haklardan olan yaşam, güvenlik ve korunma hakkı konusunda yaşanan sorunları gözler önüne koyuyor.

KCDP, son 5 yılda kayıtlara geçen şüpheli kadın ölümlerinin önemli bir bölümünün hala aydınlatılmadığını açıkladı. Ayrıca 2025 yılında önceki yıllarda “intihar” ve “kaza” olarak kaydedilen 12 şüpheli kadın ölümünün kadın cinayeti olduğunun ortaya çıktığını belirtti.  

Kadınlar Kimler Tarafından ve Neden Öldürülüyor?

KCDP’nin 2025 verilerine göre kadınlar en çok kendi evlerinde ve tanıdıkları erkekler tarafından öldürüldü. En az 203 kadın aile üyeleri tarafından öldürüldü. İşlenen kadın cinayetlerinin yüzde 61’i evde gerçekleşti. Öldürülen kadınların yüzde 27’si 25 ile 35 yaş aralığında bulunan genç kadınlardı. Yıl içinde en az 23 kadın hakkında koruma kararı olmasına rağmen öldürülürken 39 failin daha önceden adli sicil kaydının olduğu belirlendi. En az 25 kız çocuğu öldürüldü. 

2025 yılında öldürülen 294 kadından 69’u; boşanmak istemesi, barışmayı, evlenmeyi ve ilişkiyi reddetmesi gibi nedenlerle öldürüldü. 29 kadın ekonomi nedeniyle, bir kadın nefret nedeniyle, 16 kadın diğer nedenlerle öldürüldü. Aynı yıl içinde öldürülen 179 kadının ise hangi nedenle öldürüldüğü tespit edilemedi.

2025 yılında kadınlar en çok yakın aile üyeleri tarafından öldürüldü. Öldürülen 294 kadının 104’ü kocası, 32’si eski kocası, 28’i akrabası, 28’i birlikte olduğu erkek, 25’i tanıdığı biri, 24’ü eskiden birlikte olduğu erkek, 18’i oğlu, 14’ü babası, 7’si kardeşi tarafından öldürüldü. Bir kadın çalıştığı işteki işvereni tarafından öldürüldü. 3 kadın tanımadığı biri tarafından öldürülürken 2’si ise bu kategorilerin dışında yakınlığı olan erkekler tarafından öldürüldü. 8 kadının öldürüldüğü kişiyle yakınlığı tespit edilemedi.

Kadınların 180’i yaşadığı evinde öldürüldü. 50 kadın sokakta, 15 kadın çalıştığı işyerinde, 11 kadın kamusal alanda, 7 kadın arabada, 5 kadın ıssız bir alanda, 3 kadın su ve kenarında, 2 kadın arazide, 1 kadın otelde, 3 kadın ise bunlar dışında bir yerde öldürüldü. 2025 yılında öldürülen 17 kadının ise öldürüldüğü yer tespit edilemedi.

Uygulanan Tedbirler Yeterli Mi?

Türkiye’de uygulanan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun şiddetin önlemesi ve mağdura gerekli desteğin sağlamasını amaçlıyor. 6284 Sayılı Kanun belge ve delil şartı aramadan kadının beyanını esas sayarak kadının başvurması üzerine gerekli tedbirlerin gecikmeksizin alınmasını sağlar.  

Bu kanun kapsamında şiddeti uygulayan kişiye karşı uzaklaştırma ve mağdura konut tahsisi kararı, mağdura koruma tedbiri, iletişim yasağı, yakın koruma, kimlik gizleme ve faile elektronik kelepçe gibi çeşitli uygulamalar hayata geçiriliyor. Ancak son 5 yılda ülkede yaşanan kadın ve kız çocuğu cinayetleri ile şüpheli kadın ölümleri uygulanan koruma tedbirlerine yönelik tartışmaların oluşmasına neden oluyor. 

KCDP’nin verilerine göre 2025 yılında koruma tedbiri alan en az 23 kadın öldürüldü. Kadınların yaşadığı evde, sokakta, iş yerinde, hayatın herhangi bir alanında öldürülmesi ve şüpheli kadın ölümleri, uygulanan koruma tedbirlerine ve koruma mekanizmalarının işleyişine dair uzman değerlendirmelerini gündeme taşıyor.

Kadınlar Nasıl Korunacak? Uzmanlar Ne Diyor?

Kadın örgütleri kadınların şiddetten korunabilmesi için sadece hukuki boyutun değil birçok farklı etkenin bir arada olması gerektiğini savunuyor. Eğitim, psikolojik destek, ekonomik yardım, sosyal hizmetler ve güvenlik mekanizmalarının aynı anda çalışması gerektiğini vurguluyor.

Öncelikle kız ve erkek çocuklarının şiddete karşı bilinçlendirilmesi gerekiyor. Okullarda uygulanabilecek seminerler, öğretmenlerin velilerle ve öğrencilerle bire bir iletişime geçmesi hem çocukların bilinçlenmesini hem de aile içinde yaşanan şiddet vakalarının erken tespiti ve çözümü için önem taşıdığı belirtiliyor. 

Hukukçular, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine yönelik kanunun eksiksiz uygulanması gerektiğini ve cezaların caydırıcılığının korunmasının hayati olduğuna dikkat çekiyor.

Sosyologlar, şiddet gören kadınlara ekonomik destek sağlanmasının, meslek edinmeye yönelik kurslara katılmasının, kadın sığınma evlerinin yaygınlaştırılmasının önemli olduğunu ifade ediyor. Şiddete maruz kalan kadınların ve kız çocuklarının psikolojik destek alması, şiddetin yaygınlaştırılmaması ve meşrulaştırılmaması, kadın-erkek eşitliğine yönelik farkındalığın oluşturulmasının kadınların yaşam hakkı ve güvenliği ile şiddetsiz bir toplum oluşturulması açısından önemli olduğu vurgulanıyor.

Kaynak: https://kadincinayetlerinidurduracagiz.net/veriler/3162/2025-yili-kadin-cinayetleri-ve-supheli-kadin-olumleri-veri-raporu

Gülşah Engin