Güller Şehri Vitrini Süslerken Hafızasını Unutuyor.

Güller Şehri Vitrini Süslerken Hafızasını Unutuyor.
Yayınlama: 02.06.2026
Düzenleme: 02.06.2026 15:40
A+
A-

Güller Şehri Vitrini Süslerken Hafızasını Unutuyor

Isparta, yılın en hareketli günlerine hazırlanıyor. Uluslararası Gül Festivali yaklaşırken şehir rengârenk süsleniyor, caddeler ziyaretçileri karşılamak için hazırlanıyor. Yetkililer turizmden, ekonomik canlılıktan, binlerce yerli ve yabancı misafirin şehre sağlayacağı katkılardan söz ediyor. Festivalin Isparta’nın tanıtımı açısından büyük bir fırsat olduğu vurgulanıyor.

Ancak tüm bu hazırlıkların arasında gözlerden kaçırılan önemli bir detay var: Şehrin hafızası.

Isparta’nın tam merkezinde yer alan, kentin yetiştirdiği en önemli devlet adamlarından biri olan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in heykeli bugün bakımsız görüntüsüyle dikkat çekiyor. Kaidesindeki yıpranmış yüzeyler, zamanın izlerini taşıyan bronz detaylar ve genel görünümündeki ihmal hissi, ziyaretçilerin karşısına çıkan manzarayı gölgeliyor.

Oysa bu heykel yalnızca bir sanat eseri değil; Isparta’nın siyasi tarihinin, toplumsal hafızasının ve yetiştirdiği en önemli isimlerden birinin sembolü. Kaidesinde “Isparta’nın Gururu, Kudretli Çalışkan, Demokrasi Timsali, Devlet Adamı, Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel” yazan bu anıt, şehrin geçmişiyle kurduğu bağın da bir göstergesi olmalıydı.

Tam da bu nedenle ortaya çıkan tablo düşündürücü.

Festival organizasyonlarına, tanıtım kampanyalarına ve görsel süslemelere önemli bütçeler ayrılırken, şehrin en önemli sembollerinden birinin yılların yorgunluğuyla baş başa bırakılması nasıl açıklanabilir? Gül figürleri yerleştirmek, afişler asmak, konser programları hazırlamak elbette önemlidir. Ancak bir kenti güçlü kılan yalnızca etkinlikleri değil, kendi tarihine ve değerlerine gösterdiği saygıdır.

Yarın bu meydana gelen bir turist, Demirel heykelinin önünde durup “Bu şehir, yetiştirdiği Cumhurbaşkanı’nın hatırasına bile gereken özeni göstermemiş” derse buna kim itiraz edebilir?

Süleyman Demirel’in siyasi mirası elbette farklı görüşlerle değerlendirilebilir. Seveni de vardır, eleştireni de. Ancak burada tartışılan konu siyaset değil, vefadır. Çünkü mesele yalnızca bir heykelin boyası, cilası veya temizliği değildir. Mesele, bir şehrin kendi geçmişine nasıl baktığıdır.

Bugün Isparta, ziyaretçilere ne göstereceğini planlıyor. Hangi sanatçının sahne alacağını, hangi sokağın nasıl süsleneceğini, hangi etkinliğin daha fazla ilgi çekeceğini konuşuyor. Ancak aynı zamanda şu soruya da cevap vermek zorunda:

Şehrin vitrinini süslemek için harcanan çabanın küçük bir bölümü bile neden Isparta’nın en tanınmış evladının hatırasına gösterilmiyor?

Çünkü şehirler yalnızca sattıkları ürünlerle, düzenledikleri festivallerle veya kurdukları sahnelerle büyümezler. Şehirler, kendi değerlerine sahip çıktıkları ölçüde büyürler. Hafızasına sahip çıkmayan bir kentin vitrini ne kadar parlak olursa olsun eksik kalır.

Gül Festivali yaklaşırken Isparta’nın önünde önemli bir fırsat var. Bu fırsat sadece şehri tanıtmak değil, aynı zamanda kendi tarihine ve değerlerine sahip çıktığını göstermek için de değerlendirilebilir.

Çünkü bir şehir, yalnızca gülleriyle değil; yetiştirdiği insanlara gösterdiği saygıyla da hatırlanır. Ve bugün ortaya çıkan manzara, Isparta’nın büyüklüğüne ve geçmişine yakışmıyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.