Mart 2020’de ortaya çıkan Covid-19 salgınının ardından başlayan pandemi, insanların ruh sağlığını olumsuz etkilemiştir. Pandemi sürecini atlattıktan sonra ise bu durum bireylerde farklı şekillerde etkisini göstermeye devam etmektedir.
Pandemi dolayısıyla ortaya çıkan hastalık korkusu, ekonomik kriz endişesi ve belirsizlik hissi bireylerin stres seviyesini yükseltmekte. Bununla beraber kaygı bozukluğu da artmaya başladı. 3 yıl boyunca eve kapanma, bireylerde sosyal kopukluk ve yalnızlaşmayı beraberinde getirirken bu durum günümüzde insan ilişkilerinde zayıflığa ve sosyal anksiyetenin artmasına sebep olmaktadır. Uzun süre evde kalmak bireylerde tahammülsüzlüğün artmasına sebep olmuş ve dijital bağımlılık oranı artmıştır.
Pandemiye denk gelen çocuklar ve ergenler daha riskli konumda. Henüz sosyal becerilerini kazanmaları gereken yaşlarda eve kapanmak; sosyal ilişkilerini zayıflatmışken eğitim konusunda geri kalmış ve psikolojik olarak gelişimleri kötü etkilenmiştir. Günümüzde bu durum çocuklar ve gençlerde geleceğe ve hayata dair olumsuz düşüncelere sahip olmalarına sebep olmuştur. Sorumluluklarına dair isteksiz ve umursamaz olmalarına yol açmıştır.
Bütün dünyayı sarsan salgın hastalık bireylerde hayatın anlamını sorgulamaya itmiş ve varoluşsal sancıların ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Pandemi kaygı, stres, depresyon, anksiyete ve tükenmişlik sendromu gibi psikolojik sorunların ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Uzmanlar ruh sağlığını korumak için sinir sistemini dengelemeyi söyleyerek uyku düzenine dikkat etmeyi ve yürüyüş gibi fiziksel hareketler yapmayı öneriyor.
Zehra Çam