Kadın seçmenin rolü, seçimler yaklaşırken yeniden gündeme taşındı. Uzmanlara göre; neredeyse ülke nüfusunun yarısını oluşturan kadınlar ekonomik, sosyal, siyasi faktörlere bağlı olarak seçim sonuçlarını doğrudan etkileyebilecek bir orana sahip.
Türkiye, cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken kadın seçmenin nüfustaki oranıyla tercihlerinin seçim sonucunu etkileyebilecek güçte olması seçim sürecinde önemli bir yer tutuyor. Mevcut takvime göre 2028 yılında yapılması öngörülen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 18 yaşını doldurmuş her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oy kullanma hakkına sahiptir.
TÜİK 2025 nüfus verilerine göre, ülke nüfusunun yüzde 49,98’ini kadınlar oluşturuyor. Yaş gruplarına göre dağılım incelendiğinde öngörülen tarihte oy kullanabilecek kadın seçmen oranı dikkat çekiyor. 15-29 yaş aralığındaki kadın oranı yüzde 48,9, 30-44 yaş aralığında yüzde 49,5, 45-59 yaş arasında yüzde 49,8 olarak kaydedildi. 60-74 yaş aralığında bulunan kadın oranı yüzde 51,9, 75-89 yaş aralığında yüzde 59, 90 ve üzeri yaş aralığında ise bu oran yüzde 69,7 seviyesinde olduğu belirtiliyor.
Uzmanlara göre oy davranışını adayların cinsiyet politikaları, ekonomik şartlar, kadın istihdam oranı, sosyal politikalar, güvenlik, eğitim, sağlık politikaları gibi birçok başlık etkiliyor. Bu çok yönlü etkiyle beraber kadın seçmenin tercihi seçimlerde dengeleri değiştirebilecek kritik bir rol oynuyor.
Gülşah Engin