Kuzey Dakota’da gerçekleşen bir banka dolandırıcılığı için soruşturma başlatıldı. Güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen polis ekipleri, yapay zeka destekli yüz tanıma sistemi aracılığıyla şüpheliyi Angela Lipps olarak tanımladı. Bu eşleşme üzerine harekete geçen ekipler, Lipps’i Tennessee’de çocuk bakıcılığı yaptığı sırada silah zoruyla gözaltına aldı.
Hakkında “kaçak şüpheli” olarak işlem yapılan Lipps, herhangi bir ön sorgulama yapılmadan tutuklandı ve kefalet talepleri reddedilerek aylarca cezaevinde tutuldu. Ancak olayın seyrini değiştiren gelişme, Lipps’in suçun işlendiği tarihte Kuzey Dakota’da değil, Tennessee’de olduğunu kanıtlayan banka kayıtlarının ortaya çıkmasıyla yaşandı.

Tazminat Alamadı
Toplam 108 gün Tennessee’de cezaevinde kalan Lipps, daha sonra Kuzey Dakota’ya sevk edildi. Avukatının sunduğu finansal kayıtlar ve sosyal güvenlik verileri, Lipps’in suç tarihinde farklı bir eyalette olduğunu net şekilde ortaya koydu. Bu gelişmenin ardından Lipps, Noel arifesinde serbest bırakıldı.
Serbest kaldığında ise karşısında bambaşka bir hayat bulan Lipps, cezaevinde geçirdiği süre boyunca faturalarını ödeyemediği için evini, arabasını ve hatta köpeğini kaybetti. Üstelik yetkililer tarafından herhangi bir tazminat ya da resmi özür de yapılmadı.
‘Yapay Zeka Ciddi Hata Payına Sahip’
Uzmanlar, yüz tanıma teknolojilerinin özellikle düşük kaliteli görüntülerde ve farklı açılarda ciddi hata payına sahip olduğuna dikkat çekiyor. Daha önce benzer bir olayda, ABD’de yaşayan Robert Williams da yalnızca sistem eşleşmesi nedeniyle haksız yere gözaltına alınmış, daha sonra masumiyeti kanıtlanınca tazminat almıştı.
Son yaşanan bu olay, yapay zeka sistemlerinin tek başına delil olarak kullanılmasının ne kadar büyük riskler barındırdığını bir kez daha gözler önüne serdi. Teknolojinin hatalı kararlarının yalnızca teknik bir sorun olmadığı, doğrudan insan hayatını etkileyen ciddi sonuçlar doğurabileceği vurgulanıyor.