Orta Doğu’da 28 Şubat’ta başlayan ve taşları yerinden oynatan savaşta, İran’ın teknolojik kalbi bir kez daha hedef alındı. ABD ve İsrail hava kuvvetleri, Tahran’ın batısında bulunan ve İran’ın balistik füze kapasitesinin “beyni” olarak kabul edilen stratejik tesisi yerle bir etti.
İşte bölgedeki dengeleri tamamen değiştirebilecek bu kritik operasyonun detayları:
Savaşın 16. gününde tansiyon düşmek bilmezken, ABD ve İsrail hava kuvvetleri ortak bir operasyonla Tahran’ın batısındaki Taraşt bölgesini hedef aldı. Hedefte, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) askeri uydu ve füze teknolojilerini geliştirdiği en kritik üslerden biri olan Uzay Araştırma Enstitüsü vardı.
İsabet eden füzelerin ardından stratejik tesis saniyeler içinde yerle bir oldu. Saldırının şiddetiyle bölgede devasa bir yangın çıkarken, gökyüzüne yükselen kara dumanlar Tahran’ın her noktasından görülebilecek seviyeye ulaştı. Bölge tamamen güvenlik kordonuna alınırken, enkaz altında kalanlar olduğu tahmin ediliyor.
Vurulan enstitü, sivil bir uzay ajansından ziyade doğrudan askeri bir karargah gibi çalışıyordu. Tesisin vurulmasının nedenleri arasında şunlar yer alıyor:
Roket Teknolojisi: Nur uydularını fırlatan Kasid ve Kaim-100 roketlerinin AR-GE süreçleri burada yürütülüyordu.
İstihbarat Gücü: İran’ın bölgesel gözetleme ve güvenli haberleşme ağını sağlayan askeri uydu programının merkeziydi.
Füze Sinerjisi: Uydu fırlatma araçları ile balistik füze teknolojisi arasındaki bağı sağlayan kritik mühendislik bu binada hayat buluyordu.
2026’daki bu büyük savaşta Uzay Enstitüsü’nün hedef alınması, sadece bir binanın yıkılması değil, İran’ın uzaydaki “gözlerinin” ve uzun menzilli fırlatma kapasitesinin ağır darbe alması anlamına geliyor. Hamaney’in ölümünün ardından gelen bu yeni dalga saldırılar, ABD ve İsrail’in İran’ın teknolojik ve askeri kapasitesini uzun yıllar boyunca toparlanamayacak seviyeye çekmeyi hedeflediğini gösteriyor.
HABER: Hatice ÇELİKEL
Kaynak: Haber Merkezi