Modern dünyada savaşların kaderini artık teknoloji yazıyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarında başrolde yapay zeka var. Sessiz çalışan veri merkezlerinde, satır satır yazılan kodlar savaşın akıbetini belirliyor.
Savaş meydanlarında yalnızca askerler ve silah sesleri yok. Artık meydanlarda devasa sunucuların uğultusu da yankılanıyor. Pentagon’un “karar sıkışması” (decision compression) olarak isimlendirdiği yeni askeri doktrin, cepheki zaman algısını değiştiriyor. Bu yeni dünyada insan hızı yetersiz kalıyor. Her adım hedeflerin belirlenmesinden tetiğin çekilmesine kadar yapay zeka süzgecinden geçiyor.
Geçmişte generallerin harita masalarında kafa yorduğu planlar artık bir “yükleme çubuğu” saniyeler içinde analiz ediliyor. Pentagon, Palantir’in geliştirdiği “Maven Akıllı Sistemi” ile Anthropic’in gelişmiş yapay zekasını bir savaş stratejisti gibi birleştiriyor. Bu dijital ortaklıkla gökyüzündeki uydudan gelen karmaşık veri yığınlarını saniyeler içinde tarıyor. Bu kaotik veri içinde İran’ın misilleme kapasitesini altüst edecek kritik noktaları Claude yapay zeka modeli ayıklıyor. Saldırı rotalarını ise titizlikle belirliyor.
Bu modern savaşın bir diğer ucundaki İran ise, kendi dijital kalkanını oluşturmaya çalışıyor. Tahran, 2025 yılı itibarıyla füze sistemlerini yapay zeka ile entegre ettiğini açıklamıştı. Teknolojik abluka içinde bulunsa da bu “algoritma savaşlarında” yerini alacağını ilan etti. Dünyada artık sadece nükleer başlıkların sayısından ibaret değil. Ayrıca, veri merkezlerinin işlem gücü de askeri güç kriterlerinden biri.
Meryem Veli