İslam dünyası, Ramazan’ın en kıymetli dilimi olan son on güne girerken, yeryüzünü kuşatan devasa bir manevi enerji dalgası hissediliyor. “Bin aydan daha hayırlı” olduğu müjdelenen Kadir Gecesi’nin izini süren milyonlarca müslüman, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) unutulmaz sünneti olan itikâf ile manevi bir “şarj olma” sürecine odaklanıyor.
İşte küresel çapta camileri birer huzur limanına dönüştüren bu manevi zirve döneminin öne çıkan başlıkları:
Ramazan’ın son 10 günü dendiğinde akla gelen en derin ibadet olan itikâf, bu yıl da camilerde geniş bir katılımla icra ediliyor.
Dünyevi Molalar: Müslümanlar, günlük hayatın hızı ve kaygılarından sıyrılarak kendilerini ibadete adıyor.
Manevi Arınma: Sadece Allah’a yakınlaşmaya odaklanılan bu inziva süreci, birey üzerinde modern psikolojinin “detoks” olarak adlandırdığı, ancak çok daha derin bir ruhsal yenilenme etkisi yaratıyor.
Kur’an-ı Kerim’in yeryüzüne inmeye başladığı o müstesna geceyi yakalamak, son on günün temel motivasyonu.
Gizli Rahmet: Hz. Peygamber’in tavsiyesi üzerine bu kutsal gece, son on günün tekli gecelerinde büyük bir iştiyakla aranıyor.
Küresel Dua Halkası: Dünyanın dört bir yanındaki camilerde yükselen dualar ve cemaatle kılınan teravih namazları, sınırları aşan dev bir manevi atmosfer oluşturuyor.
İyilik Derneği verilerine göre bu dönem, müslümanlar için yılın geri kalanına yetecek bir enerji depolama süreci olarak kabul ediliyor.
Tefekkür ve Zikir: Dünyevi meşgalelerin gürültüsünü susturan müminler; zikir, dua ve Kur’an tilavetiyle iç huzura yürüyor.
Duygusal Denge: Bu yoğun ibadet süreci, kişiyi stresten arındırırken psikolojik dayanıklılığı da zirveye taşıyor.
HABER: Hatice ÇELİKEL
Kaynak: Haber Merkezi