İran dini lideri Ali Hamaney‘in hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan ABD-İsrail operasyonunun ardından, İran devlet kademelerinden gelen bu açıklamalar, bölgenin artık geri dönülemez bir “topyekûn savaş” evresine girdiğini kanıtlıyor. Tahran, “stratejik sabır” politikasını tamamen terk ederek “meşru intikam” sürecini başlattığını ilan etti.
İran cephesinden gelen tarihi açıklamaların analizi:
Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Hamaney suikastını sadece İran’a değil, tüm İslam dünyasına (özellikle Şiilere) karşı açılmış bir savaş olarak tanımladı:
Üslere Taarruz: Pezeşkiyan, İran Silahlı Kuvvetleri’nin bölgedeki “düşman üslerini” (Katar, Bahreyn, Irak ve Kuveyt’teki ABD üsleri kastediliyor) halihazırda hedef aldığını ve bu saldırıların şiddetlenerek süreceğini duyurdu.
Açık Savaş İlanı: Suikastın faillerinin ve emri verenlerin (Trump ve Netanyahu) mutlaka “pişman edileceğini” vurguladı.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, doğrudan Donald Trump ve Binyamin Netanyahu’yu hedef aldı:
Bedel Ödetme: “Kırmızı çizgimiz aşıldı, bedelini ağır ödeyecekler” diyen Kalibaf, İran’ın bu tür senaryolara (lider kaybı) hazırlıklı olduğunu ve direnişin sönmeyeceğini belirtti.
Devamlılık: Hamaney’in çizdiği stratejik yol haritasının, yeni lider seçilse de değişmeyeceği mesajını verdi.
Güvenlik yetkilisi Laricani’nin açıklamaları, İran devlet aklının nasıl bir refleks vereceğini özetliyor:
Liderlik Konseyi: Yeni lider seçilene kadar ülkeyi bir “Liderlik Konseyi”nin yöneteceği ve halefin belirlenmesi için uzmanlar kurulunun acilen toplandığı açıklandı.
“Kalp Yakma” Metaforu: Laricani’nin “Bizim kalbimizi yaktılar, biz de onların kalbini (Tel Aviv ve Washington) yakacağız” ifadesi, sivil veya stratejik ayrımı gözetmeksizin yapılacak büyük bir misillemenin habercisi olarak yorumlandı.
HABER: Hatice ÇELİKEL
Kaynak: Haber Merkezi