ABD Üsleri Hedefte mi? Son İddialar
ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşta Türkiye’nin hem askeri egemenliğini hem de stratejik okumasını netleştiren bir “devlet deklarasyonu” niteliği taşıyor. Özellikle İncirlik ve Kürecik üzerinden yürütülen tartışmalara son noktayı koyan bu değerlendirme, sahadaki dengelerin Washington’ın planladığı gibi gitmediğini de açıkça ortaya koyuyor.
İşte güvenlik kaynaklarından gelen kritik açıklamaların analizi:
İncirlik ve Kürecik: “Tapu Türkiye’nindir”
Kamuoyunda en çok tartışılan konulardan biri olan yabancı üsler meselesine dair Türk makamları net bir şerh düştü:
İncirlik Türk Üssüdür: İncirlik’in bir “ABD üssü” olduğu algısı yalanlandı. Üssün mülkiyetinin Türkiye’de olduğu, komutanının Türk olduğu ve 15 Temmuz sonrası ağır silahların çoğunun çıkarılarak kullanım yetkisinin tamamen Ankara’ya geçtiği vurgulandı.
Kürecik ve İsrail İddiası: Kürecik Radar Üssü’nün sadece bir NATO unsuru olduğu, elde edilen verilerin İsrail’e doğrudan aktarıldığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtildi.
“ABD’nin Evdeki Hesabı Çarşıya Uymadı”
Güvenlik kaynakları, ABD’nin stratejik bir “istihbarat ve toplum mühendisliği” hatası yaptığına dikkat çekti:
Hamaney Planı Çöktü: ABD’nin, Dini Lider Ali Hamaney’in öldürülmesi durumunda İran içinde büyük bir halk ayaklanması başlayacağı ve rejimin içten çökeceği yönündeki öngörüsü boşa çıktı.
Ters Tepki: Aksine, saldırıların ardından İran halkının ve askeri kanadın daha dirençli ve konsolide bir tutum sergilediği gözlemlendi.
Türkiye’ye Saldırı Beklenmiyor: “NATO 5. Madde”
İran füzelerinin bölgeye yayılmasına rağmen Türkiye için doğrudan bir saldırı riski öngörülmüyor:
Caydırıcılık: Türkiye’nin bir NATO üyesi olması, İran’ın Türkiye’ye saldırması durumunda 32 ülkeyi karşısına alacağı anlamına geliyor.
Diplomatik Kanal: İran’ın, dünyayla iletişim kurabildiği nadir dengeli aktörlerden biri olan Ankara’yı kaybetmek istemeyeceği değerlendiriliyor.
HABER: Hatice ÇELİKEL
Kaynak: Haber Merkezi
0532 659 8130