Ortadoğu’da Yeni Cephe Açıldı mı? Haritalı Analiz

Ortadoğu’da Yeni Cephe Açıldı mı? Haritalı Analiz
Yayınlama: 03.03.2026
Düzenleme: 02.03.2026 19:24
A+
A-

İsrail Başbakanı Netanyahu, ülkesinin güvenlik stratejisini “savunma” odaklı bir yapıdan “düzen kurucu” bir mimariye taşımayı hedefliyor. “Altıgen (Hexagon) Planı” olarak adlandırılan bu vizyon, Orta Doğu’yu üç ana bloğa ayırarak İsrail’i bu yapının merkezine yerleştiriyor.

Shin Bet konferansında konuşan Netanyahu, bölgesel tehditleri sadece askeri değil, ideolojik ve stratejik bir düzleme taşıdı. İşte o üç blok:

 

“Yaralı ama Tehlikeli”: Şii Ekseni

Kapsam: İran, Hizbullah, Husiler ve Irak’taki milis yapıları.

Durum: Netanyahu bu hattı artık “varoluşsal bir yıkım tehdidi” olarak değil, zayıflatılmış ancak kontrol altında tutulması gereken bir risk olarak tanımlıyor.

Diplomatik Arka Plan: ABD ve İran arasında Cenevre’de süren nükleer görüşmelere rağmen, İsrail bu ekseni askeri olarak çevrelemeye devam ediyor.

 “Radikal Sünni Eksen”: Türkiye, Katar ve Hamas

Analizin en çarpıcı noktası, Netanyahu’nun Türkiye ve Katar’ı doğrudan bir tehdit kategorisine yerleştirmesi:

Stratejik Etiketleme: Siyasi İslam’ı stratejik bir tehdit olarak kodlayan Netanyahu; Türkiye, Katar ve Hamas’ı aynı ideolojik düzlemde buluşturuyor.

Risk: Bu tanımlama, Türkiye-İsrail ilişkilerini daha sert bir zemine oturturken, Türkiye’nin bölgesel projelerde (IMEC gibi) devre dışı bırakılma çabasını simgeliyor.

 “Tam Çember”: Altıgen (Hexagon) Mimarisi

İsrail’in kurmak istediği asıl ittifak sistemi olan bu yapı, dört ana yöne yayılıyor:

Doğu (Hindistan): IMEC koridoru ile Çin’in Kuşak-Yol hattına alternatif bir ticaret zinciri.

Körfez (BAE, Bahreyn, Fas, Mısır): İbrahim Anlaşmaları’nın askeri ve ekonomik olarak derinleşmesi.

Batı (Yunanistan, GKRY): Doğu Akdeniz enerji bloğu ve deniz yetki alanları iş birliği.

Güney (Etiyopya): Kızıldeniz güvenliği ve Husilere karşı bariyer oluşturulması.

Türkiye İçin Ne Anlama Geliyor?

Netanyahu’nun Türkiye’yi “Radikal Sünni Eksen” içine yerleştirmesi, Ankara için sadece diplomatik bir gerginlik değil, aynı zamanda ekonomik ve jeopolitik bir kuşatma riskini barındırıyor. Türkiye’nin IMEC gibi dev ticaret projelerinden dışlanması ve Doğu Akdeniz’de yalnızlaştırılması hedefleniyor. Ancak yazarın da belirttiği gibi, Türkiye’nin Afrika Boynuzu ve Körfez ülkeleriyle olan denge kurma kapasitesi, bu mimarinin başarısı önündeki en büyük engellerden biri.

HABER: Hatice ÇELİKEL

Kaynak: Haber Merkezi

REKLAM VERMEK İÇİN ARAYIN
0532 659 8130