ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı satın alma veya adada egemenlik hakları elde etme ısrarı, 2026 yılına girerken Arktik bölgesindeki küresel güç savaşını en üst seviyeye taşıdı. Rusya’nın bölgedeki köklü üstünlüğü karşısında ABD, Grönland hamlesini sadece bir “toprak genişlemesi” değil, Rusya ve Çin’in “Kuzey Kutbu Kapısı”na dayanmasını engelleyecek stratejik bir kale olarak görüyor.
Ocak 2026 itibarıyla Arktik’teki mevcut durum, Rusya’nın askeri ve ekonomik olarak NATO’yu geride bıraktığı bir tabloyu yansıtıyor. Trump’ın Grönland konusundaki ısrarı ise bu tabloyu Batı lehine çevirme çabasının merkezinde yer alıyor.
Rusya, Arktik bölgesinde on yıllardır sürdürdüğü sistematik yatırımların meyvelerini topluyor:
Askeri Üs Sayısı: Bölgedeki 66 askeri üssün 30’u Rusya’ya ait ve bu üsler yıl boyu operasyonel durumda.
Buzkıran Filosu: Rusya, dünyanın tek nükleer buzkıran filosuna sahip. ABD ise bu açığı kapatmak için Finlandiya ve Kanada ile 2028’de teslim edilecek yeni gemiler için ancak 2026 başında anlaşma sağlayabildi.
Ekonomik Hakimiyet: Arktik bölgesinin GSYH’sinin üçte ikisi Rusya tarafından kontrol ediliyor. Kuzey Denizi Rotası, Süveyş Kanalı’na alternatif olarak Rusya ve Çin arasındaki ticarette %60’a yakın bir artış gösterdi.
Trump, Ocak 2026’da Grönland konusunda vites yükselterek uluslararası kamuoyunu sarsan hamleler yaptı:
Gümrük Vergisi Tehdidi: Trump, Grönland’ın ABD’ye devrine karşı çıkan 8 Avrupa ülkesine (başta Danimarka) karşı %10 ek gümrük vergisi uygulanacağını açıkladı.
NATO ile Çerçeve Anlaşma: 21 Ocak 2026’da Davos’ta yapılan görüşmeler sonrası Trump, NATO ile bir “çerçeve anlaşma” sağladığını duyurdu. Bu anlaşma; Danimarka’nın egemenliğini kağıt üzerinde korurken, ABD’ye maden hakları ve füze savunma sistemleri kurma imkanı tanıyor.
Putin’in Çıkışı: Rusya lideri Putin, tartışmalara alaycı bir dille katılarak Grönland’ın değerinin “200-250 milyon dolar” (Alaska’nın satış fiyatına oranla) olabileceğini belirterek gerilimi tırmandırdı.
ABD’nin adaya olan ilgisinin bir diğer nedeni de kritik minerallerdir. Grönland; Lityum, Neodim, Praseodim gibi yüksek teknoloji ve savunma sanayii için hayati önem taşıyan nadir toprak elementlerine ev sahipliği yapıyor. Bu kaynakların kontrolü, ABD’nin bu alandaki Çin bağımlılığını kırmak için en büyük şansı olarak görülüyor.
Buzulların erimesiyle açılan rotalar ticaret için fırsat olsa da, bölgedeki el değmemiş ekosistem için büyük bir tehdit oluşturuyor. Uzmanlar, Arktik’teki askeri ve ticari yarışın “geri dönülemez bir ekolojik yıkıma” yol açabileceği konusunda uyarıyor.
HABER: Hatice ÇELİKEL
Kaynak: Haber Merkezi