Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen proje kapsamında, tarihi Cami-i Kebir (Ulu Cami) çevresindeki depreme dayanıksız binaların yıkımı yapıldı. Bu yıkım, aslında yüzyıllardır toprak altında ve beton yığınlarının arasında gizli kalan bir hazineyi ortaya çıkardı.
Tarihi Köken: Medresenin, Danişmendli hükümdarı Melik Mehmet Gazi tarafından yaklaşık olarak 1100 yılında yaptırıldığı tahmin ediliyor.
Yapısal Özellikler: Tarihi kaynaklar ve bölge esnafının anlatımlarına göre medresenin 19 odalı devasa bir eğitim yuvası olduğu öngörülüyor.
Konumu: Ulu Cami’nin kıble (güney) bölümünde yer alan bu sur ve duvar yapıları, cami ile aynı dönemde inşa edilen külliyenin bir parçası niteliğinde.
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, bölgedeki incelemeleri sırasında yaptığı açıklamada heyecanını şu sözlerle dile getirdi:
“Caminin güneyinde şehrimizin kurucusu Melik Mehmet Gazi Hazretlerinin yaptırmış olduğu bir medresenin surları ile karşılaştık. Bu bizim için bir sürpriz oldu. Burada gerekli kazıları yapıp, Kültür Bakanlığı ve Vakıflar ile koordineli şekilde projeyi hayata geçireceğiz.”
Kentsel dönüşüm sadece modern binalar yapmak değil, şehrin kimliğini kurtarmak için de bir fırsata dönüştü:
Arkeolojik Kazı: Duvarların bulunduğu alanda uzman arkeologlar eşliğinde hassas kazılar yapılacak.
Restorasyon: Medrese temelleri orijinaline uygun olarak projelendirilip turizme kazandırılacak.
Görsel Siluet: Caminin etrafındaki yüksek ve dayanıksız binalar temizlenerek Ulu Cami’nin ve yeni bulunan medresenin silueti tamamen açılacak.
Bu keşif, Anadolu’nun ilk İslami yerleşimlerinden biri olan Kayseri’nin Danişmendli dönemindeki önemini bir kez daha kanıtladı. 1950’li ve 60’lı yıllarda üzerine beton dökülen tarihin, 2026 yılındaki bu kentsel dönüşümle yeniden nefes alması bekleniyor.
HABER: Hatice ÇELİKEL
Kaynak: Haber Merkezi