8 gün süren arama çalışmalarının ardından aracıyla birlikte Yukarıyapıcı Göletinde bulunan Elif Kumal’ın ölümüyle ilgili sis perdesi henüz aralanmadı. İlk incelemeler, olayın oluş şekline dair birbirinden farklı senaryoları akıllara getiriyor.
Elif Kumal’ın ön otopsi raporu tamamlandı. Rapora göre; vücudunda herhangi bir kurşun, kesici veya delici alet izine rastlanmadı. Ölüm nedeni kayıtlara resmen “suda boğulma” olarak geçti.
Göletten çıkarılan otomobil üzerindeki ilk incelemeler ise oldukça kafa karıştırıcı. Normal bir trafik kazasında görmeye alışık olmadığımız bir tablo söz konusu:
Vites ve El Freni: Aracın vitesinin park (P) konumunda olması ve el freninin çekili bulunması, aracın hareket halindeyken mi yoksa durur vaziyetteyken mi suya girdiğine dair büyük bir soru işareti yarattı.
Lastikler ve Camlar: Otomobilin ön iki lastiğinin patlak olduğu, sürücü tarafındaki camın ise bir miktar açık olduğu tespit edildi.
Hava Yastıkları: Sürücü hava yastığı açılmazken, sadece perde yan hava yastıklarının patlamış olması dikkat çekti.

Arama çalışmalarının başında göl kıyısında bulunan araç altı muhafaza (kartel) parçası ve ön tampon korumalığına ait plastiklerin, Elif Kumal’ın aracına ait olduğu kesinleşti. Bu durum, aracın suya girmeden önce kıyıda bir yere çarpmış olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.

Savcılık ve emniyet birimleri şimdi şu sorunun yanıtını arıyor: Araç bu konuma kendi başına mı geldi, yoksa çıkarılma esnasında mı vites ve el freni bu hale getirildi? Şüpheli ölümle ilgili çok yönlü soruşturma tüm hızıyla devam ediyor.
HABER: Hatice ÇELİKEL
Kaynak: Haber Merkezi