5. Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali, Kazakistan’ın Aktau şehrinde sona erdi. Festival, Türk dünyasından sinemacıları bir araya getirerek ortak yapımlar için zemin hazırladı.
Ankara’dan bildiriyoruz… Türk dünyasının sinemacıları, Kazakistan’ın Hazar kıyısındaki incisi Aktau’da buluştu. 5. Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali, geçtiğimiz günlerde görkemli bir törenle sona erdi. Festival boyunca sinema gösterimleri, paneller ve sektör buluşmalarıyla Aktau, adeta bir film platosuna dönüştü. Yaklaşık 200 yapımcı, yönetmen, senarist, oyuncu ve sektör temsilcisi, bu etkinlikte bir araya gelerek Türk dünyası sinemasının geleceğine ışık tuttu.
Festival, sadece film gösterimleriyle sınırlı kalmadı. Panellerde sektörün sorunları masaya yatırılırken, mesleki buluşmalarda yeni projeler için ilk adımlar atıldı. Türk Dünyası Kültür Başkenti Aktau, bu festivalle birlikte sinemaseverlerin ve sektör profesyonellerinin yakından tanıdığı bir merkez haline geldi. Hazar’ın serin sularının kıyısında, sinema ateşiyle ısınan Aktau, unutulmaz anılara ev sahipliği yaptı.
Kazakistanlı yönetmen Aydın Sakhman’ın başkanlık ettiği jüri, birbirinden değerli isimlerden oluşuyordu. Türkmenistan’dan Sahysalyh Bayramov, Kazakistan’dan Nazira Mukusheva, Azerbaycan’dan Mehriban Zeki, Özbekistan’dan Umid Iskandarov, Kırgızistan’dan Argen Adyl Uluu, Türkiye’den Ensar Altay ve Ömer Faruk Aksoy, Azerbaycan’dan Merzadig Agazadeh, Kırgızistan’dan Hasan Kydyraliev, Türkmenistan’dan Dovletgeldy Khudaberdiyev ve Özbekistan’dan Gulnara Abdurakhmanova, uzun ve titiz bir değerlendirme sürecinin ardından ödülleri sahiplerine teslim etti. Jüri, belgesel alanında 5, uzun metraj kategorisinde ise 8 farklı eseri ödüle layık gördü.
Festival kapsamında, Türk dünyası kültür ve sanatına katkı sağlayan isimlere TÜRKSOY Özel Ödülleri de takdim edildi. Bu ödüller, Türk dünyası arasındaki kültürel bağların güçlenmesine verilen önemi bir kez daha gözler önüne serdi.
TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, kapanış töreninin ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, festivalin ortak hafızayı ve üretim iradesini güçlendirdiğini vurguladı. Raev, “Biz büyük bir aileyiz; filmlerimizin şehirden şehire dolaşmasını sağlamalı, birlikte daha çok üretmeliyiz. Festivalin sembolü turna gibi, birlikte kanat çırptıkça daha yükseğe çıkacağız,” dedi. Raev’in bu sözleri, Türk dünyası sinemasının geleceğine dair umutları yeşertti.
Raev ayrıca, Aktau’da kurulan dostlukların setlerde ortak planlara ve senaryo odalarında yeni hikâyelere dönüşmesi temennisinde bulundu. Bu temenni, festivalin sadece bir etkinlik olmanın ötesinde, kalıcı iş birliklerine zemin hazırlama potansiyelini ortaya koydu.
5. Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali, sadece ödüllerin dağıtıldığı bir etkinlik olmanın çok ötesine geçti. Festival, Türk dünyası sinemacılarının bir araya gelerek ortak projeler geliştirmesi, kültürel bağlarını güçlendirmesi ve geleceğe yönelik vizyonlarını paylaşması için önemli bir platform sağladı. Aktau’da yakılan bu sinema ateşi, umarız Türk dünyasının dört bir yanına yayılır ve ortak yapımların sayısını artırır. Unutulmamalıdır ki, sinema sadece bir eğlence aracı değil, aynı zamanda bir kültür elçisidir. Ve Türk dünyasının sinemacıları, bu elçilik görevini başarıyla yerine getirmeye devam edeceklerdir.