Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sahte diploma soruşturması kapsamında 220 kişi hakkında adli işlem yapıldığını ve 199 şüpheli hakkında kamu davası açıldığını duyurdu. Operasyon kapsamında 37 kişi tutuklanırken, 150 kişiye adli kontrol kararı uygulandı.
Ankara – Sahte diploma soruşturması dalga dalga büyüyor. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, bugün yaptığı açıklamayla soruşturmanın geldiği noktayı kamuoyuyla paylaştı. Bakan Tunç, yapılan operasyonlarda toplam 220 kişi hakkında adli işlem başlatıldığını, bunlardan 199’u için ise kamu davası açıldığını belirtti. Soruşturmanın derinleşmesiyle birlikte, sahte diploma kullanımının boyutları da gözler önüne seriliyor.
Bakan Tunç’un açıklamasına göre, soruşturma kapsamında 37 kişi tutuklanırken, 150 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Bu kararlar, şüphelilerin yurt dışına çıkış yasağı, belirli aralıklarla karakola imza verme gibi yükümlülükler içeriyor. Adli kontrol kararlarının, soruşturmanın selameti açısından önemli olduğu vurgulanıyor.
Peki bu adli kontrol kararı ne anlama geliyor? Avukat Ayşe Demir, konuyla ilgili şunları söylüyor: “Adli kontrol, tutuklamaya alternatif bir tedbirdir. Şüphelilerin kaçma veya delilleri karartma ihtimali varsa, ancak tutuklama için yeterli sebep yoksa adli kontrol uygulanır. Amaç, şüphelilerin serbest kalmasını sağlamakla birlikte, soruşturmanın da sağlıklı bir şekilde yürütülmesini garanti etmektir.”
Bu kadar geniş çaplı bir soruşturma nasıl başladı derseniz, aslında olaylar zinciri biraz tesadüfi gelişti. Bir kamu kurumunda yapılan denetim sırasında, bir çalışanın diplomasının sahte olduğundan şüphelenilmesiyle başlayan süreç, yapılan incelemeler sonucunda daha büyük bir şebekenin varlığını ortaya çıkardı. Ardından savcılık harekete geçerek düğmeye bastı.
Soruşturmanın ilk aşamasında, özellikle bazı özel üniversiteler ve danışmanlık şirketleri mercek altına alındı. İddialara göre, bu kurumlar aracılığıyla para karşılığı sahte diploma düzenleniyor ve bu diplomalarla kişiler, kamu kurumları da dahil olmak üzere çeşitli yerlerde işe giriyordu.
Konuyla ilgili sokaktaki vatandaşın nabzını tutmaya çalıştık. Emekli öğretmen Ali Bey, “Bu resmen devletin kurumlarına sızmak demek. Sahte diplomayla doktor olan, mühendis olan insanlar var. Allah korusun, canımızı emanet ettiğimiz insanların diplomaları sahte olursa ne yaparız?” diyerek tepkisini dile getirdi. Üniversite öğrencisi Ayşe ise, “Biz gecemizi gündüzümüze katıp sınavlara hazırlanıyoruz. Sahte diplomayla bir yerlere gelenler yüzünden bizim hakkımız yeniyor,” şeklinde konuştu.
Peki bundan sonra ne olacak? Kamu davası açılan 199 şüpheli, önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak. Savcılık, şüpheliler hakkında “resmi belgede sahtecilik”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “görevi kötüye kullanma” gibi suçlardan iddianame hazırladı. Yargılama sürecinde, şüphelilerin savunmaları alınacak, deliller incelenecek ve tanıklar dinlenecek. Mahkeme, delillerin değerlendirilmesi sonucunda şüpheliler hakkında ceza verilmesine veya beraat kararı verilmesine hükmedebilecek.
Adalet Bakanı Tunç’un açıklamaları, soruşturmanın henüz tamamlanmadığı ve derinleşebileceği sinyallerini veriyor. Bakan Tunç, “Bu soruşturma kapsamında ortaya çıkan bilgiler, gelişmeler, atılan hukuki adımlar, başta yargı olmak üzere devletimizin tüm ilgili kurum ve kuruluşlarıyla kararlılıkla yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların bir sonucudur,” diyerek, konunun takipçisi olacaklarını vurguladı.
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında, sahte diploma düzenleyen şebekenin daha da deşifre edilmesi ve bu şebekeyle bağlantılı olan diğer kişilerin de tespit edilmesi bekleniyor. Sahte diplomayla işe girenlerin tespiti halinde, bu kişilerin görevlerine son verilmesi ve elde ettikleri haksız kazançların geri alınması da gündeme gelebilir.
Bu soruşturma, sadece sahte diploma kullanımının değil, aynı zamanda devletin kurumlarına olan güvenin de sarsılmasına neden oldu. Bundan sonra, diploma kontrollerinin daha sıkı yapılması ve sahteciliğin önüne geçilmesi için daha etkili önlemler alınması gerektiği açıkça görülüyor.