Yarım Kalan Bir Ders, Dinmeyen Bir Sızı: Fatmanur Öğretmen

Yayınlama: 06.03.2026
Düzenleme: 05.03.2026 23:23
A+
A-

Bugün kelimeler boğazımda düğümleniyor. Masamın başındayım, önümde boş bir sayfa ama zihnimde sadece o gülen gözler var. Fatmanur Öğretmen’in o umut dolu, hayata pencereler açan bakışları… Bir öğretmenin ölümü, sadece bir canın kaybı değildir; o sınıftaki onlarca çocuğun hayalinin kararması, geleceğe dair kurulan köprülerin yıkılmasıdır.

Fatmanur, sadece bir isim değil; o bir idealdi. Atanmayı bekleyen, öğrencilerine kavuşunca dünyaları değişecekmiş gibi heyecan duyan, tahtaya tebeşir vurduğunda sadece bilgi değil, şefkat dağıtan bir ruh… Şimdi o tahta boş, o tebeşir kırık.

Siyah Tahtaya Yazılan Acı

Biz ne ara bu kadar kuruduk? Ne ara bir kadının yaşam hakkı, bir başkasının karanlık öfkesine kurban edilecek kadar ucuzladı? Fatmanur Öğretmen’in hayatı, bir şiddet sarmalının ortasında, henüz en verimli baharında koparılıp alındı bizden. Bir öğretmen, çocuklara barışı, sevgiyi ve medeniyeti anlatırken; dışarıdaki o vahşi cehalet, onun sesini ebediyen susturmaya çalıştı.

Haber bültenleri yine rakamlar verecek, “bir kadın cinayeti daha” diyecek. Ama Fatmanur bir rakam değildi. O, annesinin göz bebeği, öğrencilerinin “canım öğretmenimi”, arkadaşlarının dert ortağıydı. Onun ölümüyle sadece bir kalp durmadı; o sınıftaki çocukların adalete, iyiliğe ve güvene olan inancı da ağır yara aldı.

Öğretilemeyen Tek Şey: Yaşatmak

Okullarda her şeyi öğretiyoruz. Matematiği, tarihi, coğrafyayı… Ama görünüşe göre bir şeyi, en temel şeyi öğretemiyoruz: Bir başkasının varlığına saygı duymayı, bir kadının hayatının kimsenin tekelinde olmadığını ve sevginin öldürmek değil, yaşatmak olduğunu. Fatmanur Öğretmen’in son dersi, aslında hepimize büyük bir ders oldu. Ama bu, hiçbirimizin almak istemediği kadar ağır bir bedelle geldi. Sokaklarda korkusuzca yürüyemeyen her kadın, okuluna giderken tedirgin olan her genç kız, aslında bizim toplumsal yenilgimizin birer nişanesi. Fatmanur’u koruyamadık. Onun hayallerini, o çok sevdiği öğrencileriyle kuracağı o güzel geleceği savunamadık.

Sessizliğin Gürültüsü

Her cinayetten sonra bir süre bağırıyoruz, sosyal medyada etiketler açıyoruz, öfkemizi kusuyoruz. Sonra? Sonra hayatın o gürültülü akışına geri dönüyoruz. Ama Fatmanur’un sınıfındaki o boş sıra, o hiç açılmayacak defter sayfası sessizce haykırmaya devam ediyor. Adalet, sadece mahkeme salonlarındaki soğuk kelimelerden ibaret kalmamalı. Adalet; Fatmanur gibi binlerce kadının sokakta, evde, okulda nefes alabildiği bir dünyayı inşa edebilmektir.

Fatmanur Öğretmen, belki bugün aramızda değil. Belki o çok sevdiği çocuklara bir daha masal anlatamayacak. Ama onun adı, adaletin ve kadın haklarının savunulduğu her meydanda bir bayrak gibi dalgalanmalı.

Onun anısına yapabileceğimiz en büyük şey; şiddete karşı susmamak, cehalete teslim olmamak ve onun yarım bıraktığı o “aydınlık gelecek” dersini bizlerin devam ettirmesidir.

Işıklar içinde uyu Fatmanur Öğretmen. Senin yarım kalan cümleni, biz tamamlayacağız. Senin susturulan sesini, biz daha gür çıkaracağız. Ve and olsun ki; bu karanlık, senin gibi güneş doğuran öğretmenlerin ışığını boğamayacak.

Hatice ÇELİKEL

REKLAM VERMEK İÇİN ARAYIN
0532 659 8130