Yapay zekâ işsizliğe yol açar mı!

Yayınlama: 11.02.2026
Düzenleme: 09.02.2026 21:18
A+
A-

Yapay Zekâ İşimizi Elimizden Alacak mı, Yoksa Bizi Yeniden mi Tanımlayacak?

Tülay Ataman – Köşe Yazısı

“Yapay zekâ yüzünden işsiz kalacak mıyız?”

Son yıllarda bana en sık sorulan teknoloji sorusu bu. Arama motorlarında da durum farklı değil. İnsanlar artık yeni bir uygulamayı değil, kendi geleceklerini aratıyor.

Bu korku haksız değil. Çünkü tarih bize şunu öğretti:

Her büyük teknolojik dönüşüm, bazı meslekleri bitirdi, bazılarını ise hiç hayal edilmemiş şekilde yeniden doğurdu.

Ama bugün yaşadığımız şey klasik bir dönüşümden biraz daha farklı. Yapay zekâ sadece kas gücünü değil, zihinsel emeği de otomatikleştiriyor. Metin yazıyor, tasarım yapıyor, kod yazıyor, analiz ediyor. İşte bu yüzden panik büyük.

Ancak asıl soruyu yanlış yerden soruyoruz.

Mesele “işimizi alacak mı?” değil.

Asıl mesele şu:

Biz aynı kalırken dünya değişirse ne olur?

Yapay zekâ en çok tekrara dayalı, yaratıcılığı sınırlı, karar alma yetkisi olmayan işleri dönüştürüyor. Yani yıllardır insanları yoran, tüketen, robotlaştıran görevleri. Bu açıdan bakınca, tehdit gibi görünen şey aslında bir uyarı.

Artık CV’lerde sadece diploma değil, şu sorular önem kazanıyor:

– Bu kişi problemi nasıl çözüyor?

– Yeni duruma ne kadar hızlı adapte oluyor?

– İnsanla insan arasında köprü kurabiliyor mu?

Çünkü yapay zekânın hâlâ yapamadığı çok kritik şeyler var:

Empati kurmak, sezmek, bağlamı hissetmek, etik karar vermek, insanı anlamak.

İronik olan şu: Yapay zekâ çağında en değerli beceriler, bizi insan yapan beceriler oldu.

Bir başka gerçek de şu: Yapay zekâ bir “iş yok edici” olduğu kadar güçlü bir iş kurucu. Tek başına bir kişinin eskiden bir ekip gerektiren işler yapabilmesini sağlıyor. Bu da yeni bir dönemi işaret ediyor:

Mikro girişimcilik ve bireysel uzmanlık çağı.

Artık bir kişi; yazar, editör, pazarlamacı ve stratejist olabiliyor. Ama burada kritik fark şu: Yapay zekâyı kullanan değil, yöneten kazanıyor. Aradaki çizgi çok ince ama belirleyici.

Bu noktada eğitim sistemine, şirketlere ve ebeveynlere büyük görev düşüyor. Çocukları ve çalışanları “tek bir mesleğe” değil, çoklu yetkinliklere hazırlamak zorundayız. Çünkü geleceğin meslekleri, bugünkü meslek isimleriyle anılmayacak.

Belki de şu soruyu sormanın zamanı geldi:

“Yapay zekâ benim işimi alır mı?” yerine,

“Ben yapay zekâyı kendi işimin parçası hâline getirebilir miyim?”

Korku, insanı kilitler. Farkındalık ise dönüştürür.

Yapay zekâdan kaçamayız ama onunla insani bir ittifak kurabiliriz.

Ve belki de bu çağın en büyük sınavı şudur:

Makinelere benzeyerek mi ayakta kalacağız,

yoksa insanlığımızı derinleştirerek mi?

Cevap hâlâ bizim elimizde.

Tülay Ataman

REKLAM VERMEK İÇİN ARAYIN
0532 659 8130