Belgeselci İsmail Kahraman, 17 Ağustos depreminin yıldönümünde yayınladığı belgesel serisiyle deprem gerçeğine dikkat çekiyor. Kahraman, Türkiye’nin deprem kuşağında olduğunu ve hazırlık yapmanın hayati önem taşıdığını vurguluyor.
Özet: Belgeselci İsmail Kahraman, 17 Ağustos depreminin yıldönümünde yayınladığı belgesel serisiyle deprem gerçeğine dikkat çekiyor. Kahraman, Türkiye’nin deprem kuşağında olduğunu ve hazırlık yapmanın hayati önem taşıdığını vurguluyor.
ANKARA-BHA (16 Ağustos 2025) – Takvimler 17 Ağustos’u gösterirken, Marmara Depremi’nin acı hatırası bir kez daha yüreklerimizde tazeleniyor. O kara gecenin üzerinden tam 26 yıl geçti. Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Danışma Kurulu Başkan Vekili, Avrasya Gazeteciler Derneği Genel Başkanı ve tanınmış belgeselci İsmail Kahraman da bu acı günü unutmadı. Kahraman, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıldönümü vesilesiyle, hepimizi sarsacak ve düşündürecek bir belgesel serisine imza attı.
İsmail Kahraman’ın hazırladığı bu belgesel, aslında hepimizin bildiği ama bazen unuttuğu bir gerçeği bir kez daha yüzümüze çarpıyor: Türkiye, dünyanın en aktif deprem kuşaklarından birinin üzerinde bulunuyor. Belgeselde bu acı gerçek, çarpıcı verilerle destekleniyor. Kahraman, “Yurdumuzun yüzde 92’si deprem bölgeleri içinde, nüfusumuzun yüzde 95’i ise deprem tehlikesi altında yaşıyor” diyerek, tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor.
Peki, bu ne anlama geliyor? Bu, aslında her birimizin, evimizde, iş yerimizde, okulumuzda, kısacası hayatımızın her alanında depreme karşı hazırlıklı olmamız gerektiği anlamına geliyor. Çünkü Kahraman’ın da vurguladığı gibi, geçmişte yaşanan yıkıcı depremler, gelecekte de tekrar edebilir. Eğer gerekli önlemleri almazsak, büyük bir can ve mal kaybıyla karşılaşmamız kaçınılmaz olacak.
6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli yaşanan ve on binlerce canımızı yitirdiğimiz o büyük felaket, aslında hepimizi derinden sarstı ve deprem gerçeğini yeniden hatırlattı. Belgeselde de bu konuya değiniliyor ve toplumda deprem farkındalığının yeniden arttığı belirtiliyor. Ama bu farkındalık sadece bir anlık bir uyanış olarak kalmamalı. Depremi iyi anlamak ve sonuçlarını kavramak için dünyada ve Türkiye’de yaşanmış depremleri hatırlamalı ve onlardan ders çıkarmalıyız.
Belgeselde yer alan bilgilere göre, dünya üzerinde her yıl yaklaşık 500 bin deprem meydana geliyor. Bu sayı gerçekten de ürkütücü. Ancak bunların yalnızca 100 bini hissedilebiliyor ve 100’e yakını ise hasar verebilecek büyüklüğe ulaşıyor. Yani, her an bir depremle karşı karşıya kalma ihtimalimiz var. Dünyanın kaydedilen en büyük depremi ise 22 Mayıs 1960’ta Şili’de yaşanmış. 9,5 büyüklüğündeki bu depremde 1.655 kişi hayatını kaybetmiş ve yaklaşık 2 milyon kişi evsiz kalmış. Bu rakamlar, depremin ne kadar büyük bir yıkıma yol açabileceğini açıkça gösteriyor.
İsmail Kahraman’ın hazırladığı belgesel serisi, sadece istatistikler ve bilgilerle dolu değil. Aynı zamanda geçmiş depremlere ait arşiv görüntüleri de yer alıyor. Bu görüntüler, depremin yarattığı yıkımı ve acıyı bir kez daha gözler önüne seriyor. Belgeselde ayrıca deprem öncesi hazırlık ve bilinçlenmenin önemi de vurgulanıyor. Uzmanların görüşleri, yapılması gerekenler ve alınması gereken önlemler detaylı bir şekilde anlatılıyor.
Bu belgesel, sadece bir bilgi kaynağı değil, aynı zamanda bir uyarı niteliği taşıyor. 17 Ağustos’u anarken, deprem gerçeğini unutmamalı ve gerekli önlemleri alarak kendimizi ve sevdiklerimizi korumalıyız. Unutmayalım, deprem öldürmez, bina öldürür!
Belgeselci İsmail Kahraman, “Amacımız, bu belgesel serisiyle toplumda deprem bilincini artırmak ve insanları depreme karşı daha hazırlıklı hale getirmek. Çünkü depremle yaşamayı öğrenmek zorundayız” diyor.
Peki, bizler ne yapmalıyız? Öncelikle, yaşadığımız binaların depreme dayanıklı olup olmadığını kontrol ettirmeliyiz. Eğer binamız riskli ise, güçlendirme çalışmalarına başlamalıyız. Ayrıca, evimizde bir deprem çantası bulundurmalı ve deprem anında nasıl davranacağımızı öğrenmeliyiz. Komşularımızla, ailemizle ve arkadaşlarımızla deprem konusunda konuşmalı ve bilinçlenmeliyiz. Çünkü deprem, hepimizi etkileyebilecek bir gerçektir ve ancak birlikte hareket ederek bu felaketin üstesinden gelebiliriz.