Orta Doğu’da alevlenen savaş, Avrupa Birliği içinde de diplomatik bir fay hattı oluşturdu. ABD-İsrail operasyonuna karşı en sert duruşu sergileyen İspanya, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar’ın “tiranların yanında saf tutmakla” suçlamasına tokat gibi bir yanıt verdi: “Absürt ve gülünç!”
Madrid ile Tel Aviv arasındaki “söz düellosu” ve İspanya’nın stratejik tutumunun analizi:
İspanya Dışişleri Bakanı Manuel Albares, İsrail’in “İran destekçisi” imajı yaratma çabalarını sert bir dille geri çevirdi:
“Saçma ve Gülünç”: Albares, İspanya’nın bir rejimi desteklemek yerine uluslararası hukuku savunduğunu vurguladı.
AB İçindeki Aykırı Ses: İspanya, ABD ve İsrail’in saldırılarını açıkça eleştiren tek büyük AB ülkesi oldu. Diğer ülkeler (Almanya, Fransa) daha çok İran’ın misillemelerine odaklanırken, Madrid “tek taraflı askeri eylemi” reddettiğini ilan etti.
İspanya Başbakanı Sanchez, iki ucu keskin bir diplomasi yürüterek pozisyonunu netleştirdi:
Çifte Eleştiri: Sanchez, hem İran rejiminin (IRGC) Körfez ülkelerine saldırılarını ve Hizbullah’ın füze eylemlerini kınadı hem de ABD-İsrail müdahalesini “haksız ve tehlikeli” bulduğunu belirtti.
İlkesel Duruş: “Nefret dolu bir rejime karşı çıkmak ile haksız bir savaşa karşı çıkmak aynı anda mümkündür” diyerek barışçıl çözümün önemine dikkat çekti.
Krizin askeri boyutunda İspanya’dan Washington’a net bir “dur” mesajı geldi:
Anlaşma Şartı: Bakan Albares, İspanya’daki ABD üslerinin (Rota ve Morón gibi) İran’a yönelik saldırılarda kesinlikle kullanılmadığını ve kullanılmayacağını açıkladı.
BM İlkeleri: Albares, üslerin kullanımının ikili anlaşmalara ve BM ilkelerine aykırı olduğunu, bu sınırın aşılmasına izin vermeyeceklerini vurguladı.
HABER: Hatice ÇELİKEL
Kaynak: Haber Merkezi