1950’lerin sonunda inşa edilen bu tesis, dışarıdan bakıldığında “kutup araştırmaları yapan bilimsel bir üs” olarak tanıtılmıştı. Ancak gerçekler çok daha sarsıcıydı.
Yer Altı Kasabası: Buzun 36 metre altında; hastanesi, tiyatrosu, kilisesi ve dükkanlarıyla 200 askerin yaşadığı devasa bir tünel sistemi kuruldu.
Nükleer Güç: Bu yeraltı kasabasının tüm enerji ihtiyacı, dünyanın ilk taşınabilir nükleer reaktörü ile karşılanıyordu.
Proje Iceworm: Üssün asıl gizli amacı, buzun altına raylı sistemler döşeyerek Sovyetler Birliği’ni vurabilecek 600 nükleer başlıklı füzeyi saklamaktı. Danimarka hükümetinden bile gizlenen bu plan, buzun hareketliliği nedeniyle başarısız oldu.
Bilim insanları, “buz her şeyi sonsuza kadar hapseder” yanılgısının bugün küresel bir çevre felaketine dönüşmek üzere olduğu konusunda uyarıyor.
Colorado Boulder Üniversitesi’nden James White, iklim değişikliğinin bu süreci geri dönülemez şekilde hızlandırdığını belirtiyor. Buz tabakası eridikçe, bu zehirli miras doğrudan okyanusa ve besin zincirine karışacak.
Kim Temizleyecek?: ABD, üssü Danimarka’nın onayıyla terk ettiğini savunurken; Danimarka, gizli nükleer planlardan haberdar edilmediğini iddia ediyor.
Trump’ın Çıkışı: Trump’ın Grönland’ı kontrol etme isteğinin arkasında, bölgenin zengin maden kaynaklarının yanı sıra bu “kirli mirasın” sorumluluğunu yönetme stratejisinin de olabileceği tartışılıyor.
HABER: Hatice ÇELİKEL
Kaynak: Haber Merkezi