Davanın 5 sanığı, haklarındaki suçlamalara karşı kendilerini ilginç gerekçelerle savundu:
İbrahim B.: Stajyer öğrenciye attığı mesajları kabul etti. Savunmasında, “Bir akşam canım sıkkındı, moralim bozuktu. Boşluğuma geldi, çok pişmanım” dedi. Mağdura “Karımla mutlu değilim” şeklinde mesajlar gönderdiğini itiraf ederek özür diledi.
Ramazan Ç.: Diğer sanıklardan farklı olarak, stajyerin kendisinden para istediğini ve bu durumdan eşinin de haberdar olduğunu iddia etti.
“Ağabey-Kardeş” Savunması: Sanıklar genel olarak mağdurlarla aralarında bir “ağabey-kardeş ilişkisi” olduğunu, fiziksel temasların taciz amacı taşımadığını ileri sürdüler.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, istismarın boyutlarını ve sürekliliğini gözler önüne seriyor:
Mesaj İçerikleri: Sanıkların mağdur öğrencilere WhatsApp ve sosyal medya üzerinden “küçük sevgilim”, “fıstığım”, “çok güzelsin” gibi mesajlar gönderdiği teknik incelemelerle sabitlendi.
Fiziksel Temas ve Baskı: Mağdur beyanlarına göre; tokalaşma bahanesiyle uzun süreli temas, belden sarılma, kulağa fısıldama ve çalışma alanlarının değiştirilmesiyle kurulan baskılar “sarkıntılık düzeyinde cinsel istismar” olarak değerlendirildi.
Baskı Unsuru: Öğrencilere kendilerine “usta” diye hitap etmemeleri, isimleriyle hitap etmeleri yönünde telkinlerde bulundukları belirtildi.
Mahkeme, davanın seyrini değiştirebilecek delilleri ve tanık beyanlarını değerlendirmeye devam ediyor.
HABER: Hatice ÇELİKEL
Kaynak: Haber Merkezi