Bosna Hersek’te bulunan 11/07/95 Galerisi, Srebrenitsa soykırımında hayatını kaybeden 8372 kişinin anısını yaşatıyor. Belgesel ve sanatsal öğeleri bir araya getiren galeri, soykırımın evrensel bir simgesi olmayı hedefliyor.
Saraybosna’dan Mine Köseler bildiriyor – Bosna Hersek’in kalbinde, acı bir tarihin izlerini taşıyan bir mekan var: 11/07/95 Galerisi. Burası, 1995 yılında Sırp askerleri tarafından gerçekleştirilen ve 8372 masum insanın hayatını kaybettiği Srebrenitsa soykırımının anısını yaşatmak için kurulmuş bir belgesel ve sanat galerisi.
Galeriye girdiğiniz anda, o karanlık günlerin atmosferini solumaya başlıyorsunuz. Kalıcı sergide yer alan fotoğraflar, haritalar, ses kayıtları ve video materyalleri, ziyaretçileri adeta Temmuz 1995’te yaşanan savaşın ortasına çekiyor. Gördüğünüz her bir kare, duyduğunuz her bir ses, o günlerde yaşanan acıları ve kayıpları gözler önüne seriyor. Bu içerikler, sadece geçmişi belgelemekle kalmıyor, aynı zamanda bugünün dünyasına da güçlü bir mesaj iletiyor: “Bir daha asla!”
Galerinin en dikkat çekici özelliği ise, müze ve galeri kavramlarını ustalıkla birleştiren konsept yapısı. Burada, tarihi olaylar sadece kuru bilgilerle değil, aynı zamanda sanatın dokunuşuyla da anlatılıyor. Sanatsal ve belgesel anlatım biçimlerinin iç içe geçtiği bu alan, olayların tek boyutlu ve ideolojik yorumlarına karşı duruyor. Sergi, tarihi sadece kayıtlı haliyle değil, müdahale edilebilir bir an olarak ele alıyor. Yani, ziyaretçiler sadece izleyici olmakla kalmıyor, aynı zamanda o acı dolu tarihin bir parçası haline geliyor.
Srebrenitsa, Bosna Hersek’teki savaşın en acımasız ve unutulmaz sembollerinden biri. Ancak 11/07/95 Galerisi, bu trajediyi sadece yerel bir olay olarak değil, aynı zamanda tüm dünyadaki şiddet ve kayıtsızlığa karşı evrensel bir uyarı olarak sunuyor. Galeri yetkilileri, buranın temel amacının, dünyadaki her türlü şiddete karşı güçlü ve kararlı bir duruş sergilemek olduğunu vurguluyor. Onlara göre, Srebrenitsa sadece Bosna-Hersek’teki savaşın değil, aynı zamanda masum insanların çektiği acıların ve başkalarının kayıtsızlığının da bir simgesi.
Galeriyi gezerken, en çok etkileyen şeylerden biri de, soykırımda hayatını kaybeden insanların kişisel eşyalarının sergilenmesi. Bir çocuk oyuncağı, bir aile fotoğrafı, bir mektup… Her biri, arkasında bir hayat hikayesi barındırıyor. Bu eşyalar, soykırımın sadece bir sayıdan ibaret olmadığını, her bir kaybın bir insan, bir aile, bir gelecek olduğunu hatırlatıyor.
Galeriyi ziyaret edenlerden biri olan Ayşe Hanım, “Buraya gelmeden önce Srebrenitsa hakkında bir şeyler biliyordum ama bu kadarını değil. O insanların yaşadığı acıları, kayıpları burada daha derinden hissettim. Burası, sadece bir müze değil, aynı zamanda bir dershane. İnsanlığın bu tür trajedilerden ders çıkarması gerekiyor” diyor.
11/07/95 Galerisi, sadece geçmişi hatırlatmakla kalmıyor, aynı zamanda gelecek nesillere de önemli bir miras bırakıyor. Galeri yetkilileri, özellikle gençlerin bu mekanı ziyaret etmesini ve Srebrenitsa’da yaşananlardan ders çıkarmasını önemsiyor. Onlara göre, genç nesillerin bilinçlenmesi, benzer trajedilerin tekrar yaşanmasının önüne geçilmesinde büyük rol oynayacak.
Galerinin eğitim programları da bu amaca hizmet ediyor. Okullarla işbirliği yapılarak, öğrencilerin Srebrenitsa hakkında bilgi edinmesi ve soykırımın nedenlerini anlaması sağlanıyor. Ayrıca, galeri bünyesinde düzenlenen seminerler ve konferanslar, soykırım konusunda farkındalık yaratmaya ve hoşgörüyü teşvik etmeye yönelik çalışmalara katkıda bulunuyor.
11/07/95 Galerisi, Srebrenitsa’nın sessiz çığlığı. Burası, acının, kaybın ve umudun bir arada yaşandığı bir mekan. Galeriyi ziyaret eden herkes, o karanlık günlerin izlerini yüreğinde taşıyarak ayrılıyor. Ancak bu izler, sadece acıyı değil, aynı zamanda insanlığın daha iyi bir gelecek için mücadele etme sorumluluğunu da hatırlatıyor.
Bosna Hersek’e yolunuz düşerse, 11/07/95 Galerisi’ni mutlaka ziyaret edin. Orada, sadece bir soykırımın hikayesini değil, aynı zamanda insanlığın ortak vicdanını da bulacaksınız.