Ormanlar Yanarken Duyulmayan Feryatlar: İklim Krizi mi, İnsan İhmali mi?

Ormanlar Yanarken Duyulmayan Feryatlar: İklim Krizi mi, İnsan İhmali mi?
Yayınlama: 25.09.2025
A+
A-

Prof. Dr. Zakir Avşar, orman yangınlarının artış nedenlerini iklim krizi ve insan ihmali olarak değerlendirirken, Öz Orman İş Sendikası ise nitelikli orman işçisi ihtiyacına dikkat çekiyor. Yanan sadece ağaçlar değil, geleceğimiz.

Ormanlar Yanarken Duyulmayan Feryatlar: İklim Krizi mi, İnsan İhmali mi?

ANKARA, 25 Eylül 2025 – Yaz mevsiminin son günlerini yaşarken, Türkiye’nin dört bir yanından gelen orman yangını haberleri yürekleri dağlıyor. Antalya’dan İzmir’e, Muğla’dan Hatay’a kadar birçok bölgede alevler yükselirken, Prof. Dr. Zakir Avşar, “Yeşil Vatan Yanarken Sessiz Çığlıklar” başlıklı yazısıyla bu acı gerçeği bir kez daha gözler önüne serdi.

Yeşil Vatan Neden Alevlere Teslim Oluyor?

Dr. Murat Yılmaz’ın girişimiyle, ülkenin kıymetli ormancıları ve Öz Orman İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan ile yapılan görüşmelerde, yangınların nedenleri ve alınması gereken önlemler masaya yatırıldı. Orman işçileri, canlarını dişlerine takarak mücadele ederken, bu uğurda şehit düşenlerin sayısı Cumhuriyet tarihinde 145’e ulaşmış durumda. Onların fedakarlığı, bu vatan toprağına adanmışlığın en acı örneği.

Peki, bunca çabaya rağmen orman yangınlarının önüne neden geçilemiyor? 25 bin orman işçisi ve 131 bin eğitimli gönüllü, onlarca uçak ve helikopterle birlikte alevlere karşı amansız bir mücadele veriyor. Ancak, yangınların kontrol altına alınması her geçen yıl daha da zorlaşıyor.

Ormancılar, hava araçlarının yangınların hızını yavaşlattığını, ancak asıl söndürme işleminin kara unsurları tarafından yapıldığını belirtiyor. Ormanlık alanların engebeli yapısı, araçların ulaşımını zorlaştırırken, insan gücünün önemini artırıyor. Orman işçileri, itfaiyecilerden farklı bir uzmanlık alanına sahip. Onlar, orman yangınlarının karmaşıklığına karşı özel eğitim almış, bu konuda ihtisaslaşmış kişiler.

Nitelikli İşgücü Eksikliği: Yangınla Mücadelede Kritik Bir Engel

Öz Orman İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan, mevcut durumu şu sözlerle özetliyor: “774 gözetleme kulesinde 24 saat görev yapan 2328 personelimiz var. 1786 arazözde ikişer şoför, 2742 ilk müdahale aracı ve 821 iş makinesiyle sahada mücadele ediyoruz.” Ancak, Aslan’a göre, fiilen arazide yangınla mücadele edebilecek personel sayısı sadece 12.537 kişi. Bu rakam, orman varlığımızın büyüklüğü ve risk altındaki bölgelerin genişliği düşünüldüğünde yetersiz kalıyor. Havadan müdahalede ve araç teçhizatında bir sorun olmamasına rağmen, nitelikli orman işçisi ihtiyacı giderek artıyor.

Aslan, “Özellikle yangın sezonunda, sürekli olarak takviye personel talebinde bulunuyoruz. Mevcut kadrolarımızla bu kadar geniş bir alana yetişmekte zorlanıyoruz. Genç ve dinamik orman işçilerine ihtiyacımız var. Bu konuda yetkililerden destek bekliyoruz,” diyor.

Orman Yangınları Sadece Ağaçları mı Yok Ediyor?

Bir orman yandığında, sadece ağaçlar kül olmuyor. Toprağın bereketi, kuşların yuvası, böceklerin yaşam döngüsü, akarsuların debisi ve dağların sessizliği de alevlere teslim oluyor. Bir orman yangını, binlerce canlı türünün geleceğini karartıyor. O orman, aynı zamanda bu ülkenin çocuklarına nefes olan oksijen deposu, toprağı sellerden koruyan bir kalkan ve iklimin dengesini sağlayan bir unsur. Bu nedenle, bir ormanın yanması sadece bir çevre haberi değil, milletin geleceğiyle ilgili en önemli meselelerden biri.

İklim Krizi ve İnsan İhmali: Yangınların Başlıca Sebepleri

Son yıllarda Türkiye’de orman yangınlarının sıklığı ve büyüklüğü neden artıyor? Prof. Dr. Zakir Avşar’a göre, bunun en önemli nedeni iklim krizi. Yazlar uzuyor, sıcak hava dalgaları yaygınlaşıyor, nem oranı düşüyor ve kuraklık artıyor. Hava sıcaklığı 40 dereceyi aştığında ve rüzgâr kuvvetli estiğinde, küçücük bir kıvılcım bile yüzlerce hektarı bir anda kül edebiliyor.

Ancak, yangınların bir diğer önemli nedeni ise insan eli. Atılan bir sigara izmariti, piknik sonrası söndürülmeyen bir mangal, bilinçsizce bırakılan cam şişeler, anız yakmak ve orman giriş yasaklarına uymamak… Ne yazık ki, orman yangınlarının büyük bir bölümü insan ihmaliyle başlıyor.

Teknoloji ve İnsan Gücü: Birlikte Mücadele

Türkiye, geçmişte yangınlara müdahalede zorluklar yaşarken, bugün teknolojiye dayalı yeni bir mücadele hattı kurdu. Yangınlar insansız hava araçlarıyla izleniyor, yangın gözetleme kulelerinden 7/24 kameralarla erken uyarı alınıyor, müdahale süreleri kısaltılıyor ve hava araçlarıyla geniş alanlara hızla müdahale ediliyor. Bu sayede, çok daha büyük felaketlerin önüne geçiliyor ve yangınlar kısa sürede kontrol altına alınabiliyor.

Ancak, her şey teknoloji değil. Settar Aslan’ın da belirttiği gibi, esas kahramanlar bu teknolojiyi kullananlar ve doğrudan, canı pahasına yangınla mücadele eden ekipler, orman işçileri, köylüler ve gönüllüler. Onların emeği, fedakârlığı ve cesareti, yangınlara karşı en güçlü kalkan olmaya devam ediyor.

Gelecek Nesillere Yeşil Bir Miras Bırakmak

Orman yangınlarıyla mücadele, sadece orman teşkilatının, işçisinin ya da ilgili bakanlıkların sorumluluğu değil. Bu ülkenin her ferdi, ormanın bir parçasıdır ve yangınlara karşı bir sorumluluğu vardır. Yanan her orman, sadece doğanın değil, bizim de kaybımızdır. Orman, bir milletin bağımsızlığı kadar önemli bir değerdir; toprağımızı, suyumuzu ve havamızı korur, çocuklarımızın geleceğini güvence altına alır. Bu nedenle, ormanlara sahip çıkmak, ülkeye sahip çıkmaktır.

Yanan Alanlar İmara Açılmamalı

Yangın sonrası yaşanan en önemli hatalardan biri, yanan alanların imara açılacağı söylentileri veya bu alanların bilinçsiz şekilde betonlaşmasına yönelik girişimlerdir. Anayasa ve ilgili yasalar açık: Yanan orman alanları orman vasfını korur ve başka bir amaçla kullanılamaz. Bu kural, gelecek nesiller için ormanların korunmasının en temel güvencesidir.

Geleceğe dönük olarak, imar faaliyetlerinin yangına hassas alanlardan uzaklaştırılması, yapılaşmanın sınırlandırılması ve tampon alanların oluşturulması büyük önem taşıyor. İHA ve uydu verileriyle yangın risk haritalarının sürekli güncellenmesi, yerel halkın yangınla mücadelede gönüllülük esasına dayalı olarak eğitilmesi ve orman köyleri çevresinde yangına dayanıklı bitki türleri ile koruyucu şeritlerin oluşturulması gerekiyor.

Yangın sezonlarının uzamasına karşı personel, ekipman ve hava araçları kapasitesinin esnek planlanması, yanan alanların imara açılmaması için sıkı denetimlerin sürdürülmesi ve yangına dayanıklı ağaçların dikilmesi de alınması gereken önlemler arasında. Ayrıca, bilimsel ve teknik gelişmelerin yakından takip edilmesi ve uygulanması da büyük önem taşıyor.

Unutmayalım ki, bir ormanın yeniden oluşması onlarca yıl alırken, bir kıvılcımın ormanı yok etmesi sadece birkaç saat sürüyor. Yangınları tamamen durdur

REKLAM VERMEK İÇİN ARAYIN
0532 659 8130