Orman Yangınlarının Sessiz Tanığı: Kara Keçilerin Dramı

Orman Yangınlarının Sessiz Tanığı: Kara Keçilerin Dramı
Yayınlama: 02.08.2025
A+
A-

Gazeteci Samet Memiş, orman yangınlarındaki artışın nedenlerini ve çözüm önerilerini kaleme aldı. Memiş, doğanın dengesini bozan uygulamaların yangınlara zemin hazırladığını, özellikle kara keçilerin ormanlardaki rolünün önemini vurguladı.

Orman Yangınlarının Sessiz Tanığı: Kara Keçilerin Dramı

Antalya, 2 Ağustos 2025 – Batı Akdeniz Bölgesi’nde son yıllarda artan orman yangınları, sadece ağaçları değil, tüm ekosistemi tehdit ediyor. TİMBİR Batı Akdeniz bölge temsilcisi Gazeteci Samet Memiş, bu yangınların ardındaki nedenleri ve çözüm önerilerini içeren bir köşe yazısıyla konuya dikkat çekti. Memiş, yangınların önlenmesinde doğayla uyumlu çözümlerin önemine dikkat çekerek, geçmişte ormanların doğal temizleyicisi olan kara keçilerin rolünü hatırlattı.

“Vicdanlar da Kül Oluyor”: Yangınların Yükselişi

Memiş, yazısında son yıllarda orman yangınlarının neden bu kadar arttığı sorusunu sorarak, kendi gözlemleri ve deneyimlerini aktardı. “Her yaz yüreğimizi dağlayan haberlerle karşılaşıyoruz. Yanan sadece ağaçlar değil, vicdanlar da kül oluyor,” diyen Memiş, bu durumun altında yatan sebepleri tek tek sıraladı.

2021 yılında Manavgat ve Sütçüler’de meydana gelen büyük yangınlarda bizzat sahada görev yaptığını belirten Memiş, hem habercilik görevini yerine getirdiğini hem de yangın söndürme çalışmalarına katıldığını ifade etti. O dönemde ormanları yakından inceleme fırsatı bulan Memiş, yangınların yayılmasında orman tabanındaki kuru ot, çalı ve çöplerin büyük rol oynadığını gözlemledi.

Ormanların Altındaki Tehdit: Neden Bu Kadar Çöp Birikti?

Peki, ormanlar neden bu kadar çöp ve çalıyla doldu? Memiş’e göre cevabı basit: “Çünkü doğanın dengesini bozduk.” Eskiden bu ormanlarda dolaşan, özellikle de “kara keçi” olarak bilinen keçiler, orman tabanını doğal yollarla temizlerdi. Sarp kayalıkların ve sık ormanların yerlisi olan bu hayvanlar, ne çalı bırakır ne de kuru yaprak. Onların geçip gittiği yerler tertemiz olurdu.

Bu keçilerin ne ağaçlara ne de toprağa zarar vermediğini vurgulayan Memiş, kara keçilerin ekolojik döngünün en etkili temizlik işçileri olduğunu belirtti. Ancak, “Ormanlara hayvan sokmak yasak” denilerek, “Burası koruma alanı, burası milli park” diyerek her yerin yasaklandığını ve ormanların kendi haline bırakıldığını ifade etti. Hayvancılığın dışlanmasıyla doğayla olan bağın koptuğunu ve sonuç olarak yangına hazır ormanların ortaya çıktığını söyledi.

Doğayla Birlikte Yaşamak: Çözüm Ne?

Memiş, doğayı gerçekten korumak istiyorsak, onunla savaşmak yerine, onunla birlikte yaşamayı öğrenmemiz gerektiğini vurguladı. Yasaklarla değil, anlayışla hareket etmemiz gerektiğini belirten Memiş, ekolojik dengeyi sağlayan canlılara yeniden yer açmamız gerektiğini ifade etti. “Kara keçilere, doğal çobanlara, doğanın işçilerine yeniden ormanların kapılarını açmalıyız,” dedi.

Orman yangınları, sadece ağaçları değil, içinde yaşayan sayısız canlıyı da yok ediyor. Kuşlar, sincaplar, kirpiler, kaplumbağalar… Yanan sadece ağaç değil; bir yaşam, bir denge yok oluyor. Antalya Orman Müdürlüğü yetkilileri, son yangınlarda yaklaşık 150 hektar ormanlık alanın zarar gördüğünü belirtirken, yangınların çıkış nedenleriyle ilgili soruşturmanın devam ettiğini bildirdi.

Doğanın Kendini Onarmasına İzin Verelim

Samet Memiş, yazısını şu sözlerle tamamladı: “Çünkü doğa, en iyi yine kendini onarır. Yeter ki biz ona izin verelim…” Bu sözler, orman yangınlarıyla mücadelede doğayla uyumlu çözümlerin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Uzmanlar, orman yangınlarının önlenmesinde sadece söndürme çalışmalarının yeterli olmadığını, aynı zamanda ormanların doğal yapısının korunması ve ekolojik dengenin yeniden sağlanması gerektiğini belirtiyor.

Ziraat Mühendisi Ayşe Demir, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Orman yangınlarının temelinde yatan nedenlerden biri de ormanlardaki biyolojik çeşitliliğin azalmasıdır. Kara keçiler gibi otçul hayvanların ormanlardaki varlığı, yangın riskini azaltmada önemli bir rol oynar,” dedi. Demir, orman yönetim politikalarının bu doğrultuda yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Antalya’da yaşayan vatandaşlar da orman yangınlarına karşı daha duyarlı olunması gerektiğini belirtiyor. Emekli öğretmen Ali Kaya, “Geçmişte köyümüzde kara keçiler ormanlarda serbestçe dolaşırdı. O zamanlar orman yangınları bu kadar sık yaşanmazdı,” dedi. Kaya, yetkililerin bu konuda daha bilinçli adımlar atması gerektiğini ifade etti.

Sonuç olarak, orman yangınlarıyla mücadelede sadece teknolojik çözümlerin değil, aynı zamanda doğayla uyumlu ve sürdürülebilir yaklaşımların da benimsenmesi gerekiyor. Kara keçilerin ve diğer otçul hayvanların ormanlardaki rolünün yeniden değerlendirilmesi, orman yangınlarının önlenmesinde önemli bir adım olabilir.