Ramazan ayının manevi atmosferi ATV ekranlarında Nihat Hatipoğlu ile devam ederken, canlı yayında sorulan bir soru stüdyoda buz kesti. İftar ve sahur programlarında her yıl birbirinden ilginç sorularla karşılaşan Hatipoğlu, bu kez bir aşçının “mesleki zorunluluk” bahanesiyle verdiği yanıt karşısında adeta küplere bindi.
İşte ünlü ilahiyatçıyı çileden çıkartan o soru ve Hatipoğlu’nun sert uyarısı:
Ramazan programlarının klasikleşen soru-cevap kısmında bir izleyici, mesleği gereği tadına bakmak zorunda kaldığını iddia ederek Hatipoğlu’na şu soruyu yöneltti: “Hocam ben aşçıyım. Mutfakta tadını bilmediğin şeyi satamazsın mantığı var. Bu yüzden müşteriye tadını anlatabilmek için domuz eti yedim. Bunun günahı nedir?”
Soruyu duyar duymaz yüz ifadesi değişen ve oldukça sinirlendiği gözlenen Nihat Hatipoğlu, “Keşke yapmasaydın” diyerek izleyiciye şu sözlerle yüklendi:
“O müşteri gelmez olsaydı keşke! Sen de hiç böyle bir şey yapmamış olsaydın. Canı istemese gelmeyebilir ama senin böyle bir yerde çalışman zaten doğru değil. Kimin mekanı olursa olsun, haram satan o haramın ortağıdır. Siz de ucundan bulaşmışsınız, maalesef doğru yapmamışsınız!”
Hatipoğlu, domuz etinin haram kılınma hikmetine dair de çarpıcı bir yorumda bulundu. Domuzun bir sınav aracı olduğunu belirten ünlü ilahiyatçı, sözlerini şöyle sürdürdü:
İman Testi: “Allah bu hayvanı bize imanımızı, inancımızı ve nefsimizi denemek için bir ‘denek hayvanı’ olarak ortaya koydu. ‘Bunu yemeyeceksiniz’ dedi, yemeyeceğiz.”
Tercih Senin: “Böyle bir durumda yapılacak tek şey; ‘Önlük sizin olsun, bana eyvallah, Allah beni doyurur’ deyip oradan ayrılmaktır. Doğru olan buydu.”
Kesin Yasak: “Allah haram ettiyse haramdır. Kötüdür, çirkindir ve pistir. Birçok zararı olması bir yana, Allah ‘Yemeyeceksiniz’ dediyse konu kapanmıştır.”
2026 Ramazan ayında da Nihat Hatipoğlu programları, dini soruların ötesinde toplumsal ve mesleki ahlak tartışmalarına sahne olmaya devam ediyor. Hatipoğlu’nun “rızık endişesiyle harama bulaşılmaması” yönündeki sert çıkışı, sosyal medyada da büyük yankı uyandırdı. İzleyicinin “tadını bilmediğim şeyi satamam” savunması, dini hassasiyetlerin mesleki zorunluluklarla çarpıştığı ilginç bir örnek olarak kayıtlara geçti.
HABER: Hatice ÇELİKEL
Kaynak: Haber Merkezi