Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Konya Okulu’nda “Yitirilen İnsanlık ve Gazze” paneli düzenlendi

Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Konya Okulu Programları kapsamında oyuncu Ali Nuri Türkoğlu ve mütercim – yazar Ayçin Kantoğlu’nun katılımıyla “Yitirilen İnsanlık ve Gazze” paneli gerçekleştirildi.

Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından

Konya Büyükşehir Belediyesi’nin Konya Okulu Programları kapsamında çeşitli panel ve söyleşiler düzenlenmeye devam ediyor.

Konya Okulu Programları kapsamında Büyükşehir Belediyesi Taş Bina Kültür Sanat’ta yoğun katılımla düzenlenen “Yitirilen İnsanlık ve Gazze” paneline mütercim – yazar Ayçin Kantoğlu ile oyuncu Ali Nuri Türkoğlu katıldı.

Mehmet Zeyd Yıldız’ın yönettiği panelde konuşan Kantoğlu, sözün kıymetinin ve tesisinin çok az olduğu bir çağda olduğumuza dikkati çekerek, “Ne diyorlar, bunun sanatta, edebiyatta falan karşılığını ‘hakikatten kopuş çağı’ olarak veriyorlar. Artık metinler, şiirler, romanlar, öyküler, bu çağı post-truth olarak isimlendiriyor ve kayıt altına alınıyor. Hakikatten insanın koptuğu bir çağ, insanın kendi kimliğinden koptuğu bir çağ, başka türlü olamaz zaten.” diye konuştu.

Gazze’de yaşananları 100 yıl önce Türkiye’de yaşananlara benzeten Kantoğlu şöyle devam etti:

“Son derece zarif insanlar çok net gözüküyor, son derece metanetli insanlar, korkusuzlar ve metanetliler çok net gözüküyor, son derece imanlı insanlar, çok net gözüküyor. Son olarak son derece vatanperver insanlar, çok net gözüküyor. Bu gördüğümüz netlikteki kimliğe şu dünyada en yakın kimlik Türk kimliğidir. Şu anda Filistin’de gördüğünüz her türlü sahne, 100 sene evvel bu coğrafyada aynı aktörlerle sahnelendi.”

Anadolu coğrafyasında yaşayan herkese ata tohumu benzetmesinde bulunan oyuncu Ali Nuri Türkoğlu da, “Memleket ne kadar GDO’lu tohuma, hibrit tohuma boğulsa da sandıklarımızda o tohumlar bu salonda olduğu gibi duruyor. Bu mezalim 78 yıldır devam ediyor ama 7-8 yıl evvel sorduklarında ‘Türkiye’nin nefesine dünyanın ihtiyacı var’ demiştim. İşte orada ata tohumlarını kastetmiştim. GDO’lu tohumlarla karşılaşınca bizim canımız sıkılıyor ama onları da uyandırmak, onları da sandığa çağırmak, o ata sandığına davet etmek hepimizin vazifesi.” ifadelerini kullandı.

Hibya Haber Ajansı