Kıbrıs’ta TMT Tartışması: Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Güler’den Sert Yanıt

Kıbrıs’ta TMT Tartışması: Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Güler’den Sert Yanıt
Yayınlama: 31.07.2025
A+
A-

Cumhurbaşkanlığı Özel Danışmanı Gökhan Güler, Türk Mukavemet Teşkilatı’nın (TMT) kuruluş yıl dönümü öncesinde yaptığı açıklamada, TMT’nin Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesindeki rolünü vurgulayarak, TMT ve Rauf Denktaş’a yönelik eleştirilere sert tepki gösterdi. Güler, TMT’nin Kuvâ-yi Milliye ruhuyla kurulduğunu ve Kıbrıs Türk halkının can güvenliğini sağlamak için hayati bir öneme sahip olduğunu belirtti.

Kıbrıs’ta TMT Tartışması: Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Güler’den Sert Yanıt

Ankara’dan gelen haberler, Kıbrıs’ta 1 Ağustos Toplumsal Direniş Bayramı öncesinde tansiyonun yükseldiğini gösteriyor. Cumhurbaşkanlığı Özel Danışmanı Gökhan Güler, Türk Mukavemet Teşkilatı’nın (TMT) 67. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle yaptığı açıklamalarla adeta ortalığı salladı. Güler, Kıbrıs TV’de katıldığı bir programda, hem TMT’ye hem de Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’a yöneltilen eleştirilere öyle bir cevap verdi ki, adeta sözleri yankılandı.

TMT: Bir Varoluş Mücadelesinin Sembolü

Güler’in açıklamalarının odağında, TMT’nin Kıbrıs Türk halkı için ne ifade ettiği vardı. “TMT, Kıbrıs Türk halkının can güvenliğini sağlamak ve özgür bir devlete ulaşmak için kurulmuş bir savunma örgütüdür,” diyen Güler, TMT’nin Kurtuluş Savaşı’ndaki Kuvâ-yi Milliye ruhuyla kurulduğunu vurguladı. Bu benzetme, TMT’nin Kıbrıs Türk halkı için ne denli önemli bir anlam taşıdığını bir kez daha gözler önüne serdi. Sanki o günleri yaşayanların hissiyatını tercüman eder gibiydi.

Güler, TMT’nin siyasi bir oluşum değil, tamamen savunma amaçlı bir yapı olduğunu özellikle vurguladı. “Bir yanda yok etmeye odaklanmış EOKA terör örgütü, diğer yanda ise var olma mücadelesi veren Kıbrıs Türk halkının savunma örgütü TMT var. Bunları aynı kefeye koymak akıl dışıdır,” sözleriyle, TMT’nin meşruiyetini savundu. Bu sözler, adeta Kıbrıs Türk halkının o dönemki çaresizliğini ve hayatta kalma arzusunu yansıtıyordu.

TMT’nin Mirası ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı

TMT’nin zamanla Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na (GKK) dönüştüğünü hatırlatan Güler, bu dönüşümün Kıbrıs Türk halkının savunma gücünü daha da pekiştirdiğini ifade etti. TMT’nin siyasi mirasının ise Ulusal Birlik Partisi (UBP) tarafından sahiplenildiğini dile getiren Güler, bu tarihi yapının karalanmasına yönelik çabaların boşa çıkacağını savundu. Sanki bu açıklamalarıyla, TMT’nin adını lekelemeye çalışanlara meydan okuyordu.

Denktaş’ın Mirası: KKTC

Güler’in açıklamalarında Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’a da ayrı bir yer ayrıldı. Denktaş’ın en büyük mirasının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) olduğunu belirten Güler, “Kıbrıs Türk halkı, bu devlete sahip çıkarak Denktaş’ın vizyonunu yaşatmaktadır,” dedi. Bu sözler, Denktaş’ın Kıbrıs Türk halkı için ne kadar önemli bir lider olduğunu bir kez daha hatırlattı. Sanki Denktaş’ın ruhu, KKTC’de yaşamaya devam ediyordu.

Güler, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın da Denktaş’ın vizyonunu sürdürdüğünü belirterek, Tatar’ın iki devletli çözüm yaklaşımını desteklediğini ifade etti. Tatar’ın bu yaklaşımıyla halktan yetki aldığını ve uluslararası platformlarda bu modeli kararlılıkla savunduğunu kaydeden Güler, iki devletli çözüm anlayışının giderek daha fazla kabul gördüğüne dikkat çekti. Bu durum, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik yeni bir umut ışığı yakmış gibiydi.

Tarih Bilinci ve Gelecek Nesiller

Güler, genç nesillerin tarihi doğru öğrenmesinin önemine de değinerek, “Bu sorumluluk sadece siyasetçilerin değil; ailelerin, öğretmenlerin, toplumun tamamınındır. Aileler çocuklarına yaşanmış acıları anlatmalı; öğretmenler tarihi çarpıtmadan aktarmalıdır,” dedi. Bu sözler, tarihin doğru öğrenilmesinin gelecek nesiller için ne kadar kritik olduğunu vurguluyordu. Sanki geçmişten ders çıkarmadan geleceğe güvenle bakılamayacağını hatırlatıyordu.

Türkiye ile Kader Birliği

KKTC ile Türkiye arasındaki ilişkilerin önemini vurgulayan Güler, özellikle pandemi sonrası dönemde yaşanan toparlanmanın bu uyumun bir sonucu olduğunu belirtti. “Turizmde ve eğitimde gözle görülür bir canlanma yaşandı. Türkiye ile olan kader birliğimiz bugün de devam ediyor,” diyen Güler, iki ülke arasındaki bağların ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu durum, Kıbrıs Türk halkının Türkiye’nin desteğiyle geleceğe daha umutla baktığını ortaya koyuyordu.

Eleştirilere Cevap

Son günlerde bazı yayınlarda Denktaş ve TMT’ye yönelik yapılan eleştirilere de değinen Güler, toplumun bu tür saldırılara itibar etmediğini söyledi. “Bu tür girişimler ne ilktir ne de son olacaktır. Ancak sağdan sola tüm kesimler bu yalan ve iftiralara karşı ortak tepki veriyor,” ifadeleriyle, Kıbrıs Türk toplumunun birlik ve beraberlik içinde olduğunu vurguladı. Sanki bu açıklamalarıyla, eleştirilere kulak asılmaması gerektiğini söylüyordu.

Güler’in açıklamaları, Kıbrıs’ta yaklaşan Toplumsal Direniş Bayramı öncesinde adeta bir milat niteliği taşıyor. TMT’nin Kıbrıs Türk halkı için ne anlama geldiği, Denktaş’ın mirası ve Türkiye ile olan kader birliği gibi konular, Güler’in sözleriyle bir kez daha gündeme geldi. Bakalım bu açıklamalar, Kıbrıs’taki siyasi havayı nasıl etkileyecek?