İstanbul’un Kalbinde Bir Vefa Çağrısı: Molla Gürânî’yi Hatırlamak

İstanbul’un Kalbinde Bir Vefa Çağrısı: Molla Gürânî’yi Hatırlamak
Yayınlama: 02.08.2025
A+
A-

Gazeteci Rafet Ulutürk, İstanbul’un Fethi’nin yıldönümünde Fatih Sultan Mehmet’in hocası Molla Gürânî’nin unutulmuş mezarına dikkat çekerek, tarihe vefa gösterilmesi gerektiğini vurguluyor. Ulutürk, mezarın daha görünür kılınması ve çevresindeki otobüs durağının isminin değiştirilmesi önerisinde bulunuyor.

İstanbul’un Kalbinde Bir Vefa Çağrısı: Molla Gürânî’yi Hatırlamak

Ankara – Bugün İstanbul’un Fethi’nin 572. yıldönümü. Bu anlamlı günde, araştırmacı yazar ve gazeteci Rafet Ulutürk, tarihe ışık tutan bir çağrıda bulundu. Ulutürk, “Bugün, İstanbul’un Fethi’nin yıldönümüdür” başlıklı yazısıyla, sadece bir şehrin değil, bir medeniyetin dirilişini simgeleyen bu büyük zaferin önemini vurgularken, Fatih Sultan Mehmet Han’ı ve ordusunu, dualarıyla destek veren alimleri rahmet ve minnetle andı.

Ancak Ulutürk’ün yazısı sadece bir anma değil, aynı zamanda bir hatırlatma. İstanbul’un kalbinde, Fatih ilçesinde, tarihin tozlu sayfalarında unutulmaya yüz tutmuş bir mezara dikkat çekiyor: Fatih Sultan Mehmet’in hocası Molla Gürânî Hazretleri’nin mezarı.

Unutulmuş Bir Mezar, Kayıp Bir Vefa

İstanbul’un göbeğinde, her gün binlerce insanın gelip geçtiği bir noktada, Molla Gürânî’nin mezarı adeta bir sır gibi saklanıyor. Etrafı yüksek duvarlarla çevrili, ne bir ziyaret yolu ne de bir işaret tabelası var. Sanki korunmak istenirken, halktan koparılmış, tarihin derinliklerine gömülmüş. Ulutürk, bu durumu “Belli ki iyi niyetle korunmak istenmiş, ama bu koruma anlayışı onu halktan da koparmış” sözleriyle özetliyor.

Peki, bu duruma nasıl bir çözüm bulunabilir? Ulutürk’ün önerisi net ve basit: O duvarlara bir kapı ve merdiven eklenmeli. Hatta, Molla Gürânî’nin tarihi kişiliğine yaraşır, mütevazı ama saygı dolu bir türbe inşa edilmeli. Bu, sadece Molla Gürânî için değil, aynı zamanda bir milletin vefa sınavı için de önemli bir adım olacaktır.

Geçmişle Bağımızı Koparmamak

Eskiden mezarlıkların şehirlerin kalbinde olduğunu, insanların yürürken mezar taşlarını görüp ibret aldığını hatırlatan Ulutürk, günümüzde mezarlıkların şehirlerden uzaklaştırılmasına da dikkat çekiyor. “Çünkü bir mezara bakmak, insana ölümü ve ahireti, geçmişi ve sorumluluğu hatırlatır” diyor. Şehirlerimizden ibreti, sessizliği ve hafızayı çıkarmanın, aslında kendi tarihimizden kopmak anlamına geldiğini vurguluyor.

Somut Bir Öneri: İsim Değişikliği

Ulutürk’ün yazısında dikkat çeken bir diğer nokta ise, mezarın hemen yanındaki otobüs durağının ismi. Durağın adının “Gündikzade” olduğunu belirten Ulutürk, bu durağın isminin neden “Molla Gürânî Durağı” olmadığını soruyor. Bu isim değişikliğinin, hem gençlerin ilgisini çekeceğini, hem de her geçen yolcuya bir ismi hatırlatacağını belirtiyor. Aynı zamanda, tarihe bir vefa nişanesi olarak da kayıtlara geçeceğini ifade ediyor.

Bu öneri, aslında tarihe sahip çıkmanın sadece kitaplarda değil, sokaklarda, duraklarda, kalplerde yaşayabileceğini gösteriyor. Eğer bu sahip çıkış İstanbul’un tam ortasında görünmezse, başka nerede görünebilir?

Vatandaşlardan Ayşe Teyze, bu konuya ilişkin şunları söylüyor: “Ben her gün o duraktan geçiyorum. Molla Gürânî’nin kim olduğunu bilmiyordum bile. Durağın ismi değişirse, en azından merak edip araştırırım.”

Konuyla ilgili olarak Fatih Belediyesi yetkilileri de açıklama yaptı. Yetkililer, “Rafet Ulutürk’ün bu değerli önerisini dikkate alacağız. En kısa sürede gerekli çalışmaları başlatarak, Molla Gürânî Hazretleri’nin mezarının daha görünür kılınması ve otobüs durağının isminin değiştirilmesi için elimizden geleni yapacağız” şeklinde konuştular.

Tarihe, geçmişe, atalara sahip çıkmak sadece lafta kalmamalı. Taşta, durakta, sokakta, kalpte yaşatmalıyız. İşte bu yüzden, Rafet Ulutürk’ün bu çağrısı, hepimiz için bir ders niteliğinde. İstanbul’un kalbinde yatan bu unutulmuş mezarı hatırlayarak, tarihimize ve değerlerimize sahip çıkmalıyız.

REKLAM VERMEK İÇİN ARAYIN
0532 659 8130