İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in ölümüyle sarsılan Orta Doğu, şimdi de İran Devrim Muhafızları’nın en kilit isimlerinden biri olan İsmail Kani hakkındaki “ajanlık” iddialarıyla çalkalanıyor. Üst düzey tüm isimlerin hedef alındığı saldırılardan her seferinde yara almadan kurtulan Kani, sosyal medyada üretilen animasyonlarla “İran’ı satan adam” olarak hedef gösterilmeye başlandı.
Kasım Süleymani’nin ardından Kudüs Gücü’nün başına geçen İsmail Kani, İsrail operasyonlarında tüm komuta kademesi yok edilirken hayatta kalan tek isim olması nedeniyle şüphe oklarını üzerine çekti.

Kamuoyunda tartışma yaratan ve Kani’yi suçlayan iddiaların temelinde şu olaylar yatıyor:
Nasrallah Saldırısı: Hasan Nasrallah’ın öldürüldüğü gün Lübnan’da olduğu biliniyordu ancak saldırıdan sağ kurtuldu.
Hamaney Toplantısı: Hamaney’in ve üst düzey komutanların hedef alındığı kritik istihbarat toplantısından, patlamadan kısa süre önce erken ayrıldığı iddia ediliyor.
12 Günlük Savaş: Bölgedeki tüm üst düzey koordinatörler nokta atışıyla vurulurken, Kani’nin konumunun hiçbir şekilde deşifre edilememesi dikkat çekti.
İddialar o kadar ileri gitti ki, dijital platformlarda Kani’nin ABD ve İsrail ajanı olduğunu tasvir eden profesyonel animasyonlar dolaşıma sokuldu:
Psikolojik Harp: Bu videoların, İran halkı ve ordusu içinde güvensizlik yaratmak amacıyla İsrail veya ABD menşeli bir psikolojik operasyon parçası olduğu düşünülüyor.
“İçerideki Köstebek”: Animasyonlarda Kani, koordinatları sızdıran ve operasyonları içeriden sabote eden bir figür olarak resmediliyor.
İran, Hamaney’in intikamı için Doha, Bahreyn ve İsrail’deki ABD üslerine füze yağdırırken, Washington’dan yanıt gecikmedi:
Donald Trump: “İran geniş çaplı saldırılara devam ederse, daha önce hiç görülmemiş bir güçle karşılık vereceğiz.” diyerek topyekün savaş sinyali verdi.
HABER: Hatice ÇELİKEL
Kaynak: Haber Merkezi